Valencia Basket, EuroLeague’de bu sezonun en karakteristik ve iz bırakıcı deplasman galibiyetlerinden birine imza attı. Pedro Martínez’in ekibi, Barış ve Dostluk Salonu’nda Olympiacos Piraeus’u 92-99 mağlup ederek Yunanistan topraklarındaki üçüncü büyük zaferini aldı.
Kırmızı-beyazlılar Panathinaikos ve Kızılyıldız galibiyetlerinin ardından Olympiacos’u da deplasmanda devirirken, bunu Valencia basketbolunun en saf haliyle başardı: yüksek tempo, top paylaşımı ve cesur şut seçimi.
Bu kez sahnenin yıldızları guardlar değil, iki uzun oyuncu oldu: Nate Reuvers ve Matt Costello.
🧠 Maçın Kırılma Anı: Olympiacos’un Kontrolü Ele Aldığı Anlar
Karşılaşmanın ilk yarısı tam anlamıyla karşılıklı yumruklaşma şeklinde geçti. Olympiacos, Valencia’nın tempolu hücumuna aynı sertlikte cevap verdi. İlk yarı boyunca savunmalar zaman zaman geri planda kaldı ve Valencia devreyi 47-49 önde tamamladı.
Üçüncü çeyreğin başında ise Olympiacos’un beklenen hamlesi geldi. Thomas Walkup üst üste bulduğu üçlükler ve üç sayılık oyunla tribünleri ayağa kaldırdı. Ardından Nikola Milutinov’un pota altı etkinliğiyle skor bir anda 73-60’a geldi. Bu bölümde Olympiacos hem savunma sertliğini artırdı hem de Valencia’yı yarı saha hücumuna zorladı.
Salon atmosferi, maçın kırıldığına dair güçlü bir his veriyordu.
Ama Valencia için bu sadece bir başlangıçtı.
🔥 Dördüncü Çeyrek: Valencia’nın Gerçek Kimliği Sahnedeydi
Son periyotta yaşananlar, Olympiacos taraftarları için adeta bir şok dalgası oldu. Valencia, sadece 11 dakikalık bir zaman diliminde 39 sayı üreterek oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. Bu bölümde fark yaratan unsur yalnızca isabet yüzdesi değil, şutların kimden ve nasıl geldiğiydi.
Valencia, maç genelinde 32 üçlük denemesinin yarısını isabete çevirdi. Ancak asıl yıkıcı olan, bu üçlüklerin uzunlardan gelmesiydi. Olympiacos savunması, klasik bir şekilde dışarıya açılan guardları durdurmaya çalışırken, Reuvers ve Costello sahne aldı.
-
Nate Reuvers: 21 sayı (kariyer rekoru), 3 üçlük, 19 dakikadan az sürede
-
Matt Costello: 14 sayı, 4 üçlük
İki uzun toplamda 35 sayıyla Valencia hücumunun merkezine oturdu.
🏀 Reuvers & Costello: Uzunlardan Gelen Tehdit
Bu galibiyetin taktiksel anahtarı, sahayı genişleten uzun rotasyonu oldu. Reuvers ve Costello’nun sürekli perde sonrası dışarı açılması, Olympiacos’un klasik yardım savunmasını felç etti. Milutinov ve Hall gibi boyalı alan merkezli uzunlara sahip Olympiacos, bu eşleşmelerde kararsız kaldı.
Pedro Martínez’in maç sonu sözleri bunu net biçimde özetliyordu:
“Üçlük yüzdemiz özellikle uzunlarımız sayesinde fark yarattı. Savunmayı açtılar ve bize alan kazandırdılar.”
Bu yalnızca şut atmakla ilgili değildi. Valencia, bu sayede yardım savunmalarını geciktirdi, ekstra pasları mümkün kıldı ve 29 asistle sezonun en yüksek asist sayılarından birine ulaştı.
⚙️ Pedro Martínez Felsefesi: Tempo + Zihinsel Dayanıklılık
Martínez’in açıklamalarında dikkat çeken bir diğer nokta, zihinsel üstünlük vurgusuydu. Olympiacos’un üçüncü çeyrekte farkı açmasının ardından ev sahibi ekipte oluşan “maç bitti” algısı, Valencia’nın ekmeğine yağ sürdü.
Ancak daha da önemlisi, rotasyon yönetimiydi. Valencia’da en fazla süre alan oyuncu Darius Thompson oldu ve o da yalnızca 24 dakika sahada kaldı. Bu, dördüncü çeyrekte Valencia’nın neden daha diri kaldığını açıkça gösteriyor.
Olympiacos, fiziksel olarak düşerken; Valencia ritmini yükseltti.
🔄 Top Paylaşımı ve Akışkan Hücum
Valencia’nın üçlüklerinin neredeyse tamamı doğru şut seçimi ve ekstra paslar sonucunda geldi. İzolasyon ya da “kahraman basketbolu” yoktu. Top sürekli dolaştı, savunma döndü ve açık şutlar bulundu.
29 asist, yalnızca bir istatistik değil; Valencia’nın bu sezon neden izlenmesi en keyifli takımlardan biri olduğunun kanıtı.
📈 Genel Değerlendirme: Valencia Nereye Gidiyor?
Bu galibiyetle Valencia 5 maçlık galibiyet serisine ulaştı ve EuroLeague’de artık “sürpriz takım” etiketinin çok ötesine geçti. Tıpkı geçtiğimiz sezon Paris Basketball’un yarattığı etki gibi, Valencia da yüksek tempolu, cesur ve kolektif basketboluyla rakipleri hazırlıksız yakalıyor.
Sıradaki durak İsrail ve formda Maccabi Tel Aviv. Ancak Valencia için reçete belli:
Kendi oyununu oyna, tempoyu dikte et, topu paylaş.
Bu şekilde oynadıkları sürece, Valencia Basket’in Avrupa’da korku salmaya devam etmesi hiç de sürpriz olmayacak.
