Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 12. haftasında oynanan derbi mücadelesi, sezonun kırılma anlarından birine sahne oldu. Anadolu Efes, beş maçlık mağlubiyet serisinin yarattığı baskıyla çıktığı maçta Galatasaray MCT Technic’i 92-84 mağlup ederek hem nefes aldı hem de ligde dengeyi yeniden kurdu.
Bu sonuçla iki ekip de 12 hafta sonunda 7-5’lik dereceye geldi; ancak psikolojik kazanç tarafında ibre net biçimde Efes’e döndü.
🧠 Maça Giriş: Baskı Altında Doğru Tepki
Karşılaşmanın ilk dakikaları, Anadolu Efes’in mental durumunu anlamak adına önemliydi. Galatasaray’ın topa baskılı savunması ve hızlı hücum tercihleriyle 3. dakikayı 8-5 önde geçmesi, lacivert-beyazlılar adına alarm zilleri anlamına geliyordu. Ancak bu kez Efes, son haftalardan alışık olduğumuz kırılgan görüntü yerine kontrollü ve sabırlı bir reaksiyon verdi.
Bu reaksiyonun merkezinde Brice Dessert vardı. Dessert, ilk periyotta hem skor üreterek hem de pota altı sertliğiyle oyunun ritmini Efes lehine çevirdi. Ercan Osmani’nin savunma kaynaklı sayılarıyla birleşen bu katkı, Efes’in ilk periyodu 25-20 önde kapatmasını sağladı.
🔁 İkinci Çeyrek: Kontrol ve Oyun Aklı
İkinci periyodun başı, maçın en net momentum anlarından biri oldu. Efes, çeyreğin ilk dakikası dolmadan bulduğu 5-0’lık seriyle farkı çift hanelere taşıdı (30-20). Galatasaray’ın bu bölümde 1/7 ile üçlük atması, Efes savunmasının ne kadar doğru yerleştiğini gösteriyordu.
Bu periyotta Nick Weiler-Babb’in oyun kurucu rolü belirleyiciydi. Weiler-Babb, ilk yarıda ürettiği 5 asistle Efes hücumunun tıkanmasını engelledi. Galatasaray, çembere agresif ataklarla serbest atış çizgisini daha fazla ziyaret ederek farkı eritmeye çalışsa da, Efes devreye 45-34 üstün girmeyi başardı.
🔥 Üçüncü Çeyrek: Cordinier Sahne Alıyor
İkinci yarının başlangıcı, maçın kaderini neredeyse tayin eden bölümdü. Isaia Cordinier, üçüncü çeyreğe adeta patlayıcı bir enerjiyle girdi. Açık sahada bulduğu sayılar ve birebirlerdeki üstünlüğüyle farkı kısa sürede 17 sayıya kadar çıkardı.
Bu noktada Galatasaray cephesinde James Palmer Jr. devreye girdi. Palmer’ın bireysel üretimi ve Errick McCollum’un yaratıcılığı, sarı-kırmızılıların maçtan tamamen kopmasını engelledi. 8. dakikada skorun 67-59’a gelmesi, Galatasaray adına hala bir umut olduğunu gösteriyordu. Ancak Efes, bu çeyreği 70-62 önde bitirerek kontrolü elinde tuttu.
⏱️ Son Periyot: Kırılma Anları ve Soğukkanlılık
Dördüncü periyot, Efes’in bu sezon sıkça yaşadığı travmalar nedeniyle en kritik bölümdü. Clifford Omoruyi’nin smacıyla farkın 5 sayıya (72-67) inmesi, tribünlerde ve Efes benchi üzerinde kısa süreli bir gerginlik yarattı.
Ancak bu kez Efes panik yapmadı. Şehmus Hazer’in dış şut tehdidi ve Ercan Osmani’nin ribaund katkısı, 3,5 dakika kala farkın yeniden açılmasını sağladı (83-67). Maçın son bölümünde Efes’in ritim kaybı, Galatasaray’ın skoru 6 sayıya kadar indirmesine yol açsa da, lacivert-beyazlılar galibiyeti bırakmadı ve parkeden 92-84 galip ayrıldı.
📊 İstatistiklerin Anlattığı Hikaye
Maçın rakamları, sahadaki oyunun özetini net biçimde ortaya koyuyor. Efes ribaundlarda 39-31 üstünlük kurarken, Galatasaray asistte (24-17) ve top kaybından atılan sayılarda (20-8) öne çıktı. Bu tablo, Galatasaray’ın daha akıcı hücum ettiğini; Efes’in ise fiziksel üstünlük ve bireysel kaliteyle sonuca gittiğini gösteriyor.
🔍 Bireysel Performanslar ve Büyük Resim
Efes cephesinde Brice Dessert’in 20 sayısı, Ercan Osmani’nin 16 sayı – 10 ribaundluk double-double’ı, Cordinier ve Şehmus Hazer’in 15’er sayısı galibiyetin temel taşlarıydı. Galatasaray’da ise Errick McCollum (20 sayı, 6 ribaund, 4 asist), James Palmer (18 sayı), Clifford Omoruyi (17 sayı) ve Fabian White Jr.’ın (!4 sayı) dengeli skor dağılımı, takımın potansiyelini bir kez daha gösterdi.
🏁 Sonuç: Efes İçin Yeni Bir Başlangıç mı?
Bu galibiyet, Anadolu Efes için yalnızca bir derbi zaferi değil; özgüven tazeleme ve yeniden yapılanma sinyali niteliğinde. Beş maçlık serinin ardından gelen bu reaksiyon, özellikle savunma sertliği ve rol paylaşımı açısından umut verici. Galatasaray ise deplasmanda kaybetmesine rağmen oyunun birçok bölümünde rekabetçi kaldı ve üst sıralar için mücadelesini sürdürecek bir yapı ortaya koydu.
Efes açısından asıl soru şu: Bu maç bir istisna mı, yoksa sezonun geri kalanına yayılacak bir toparlanmanın başlangıcı mı? Cevabı önümüzdeki haftalar verecek.
