Euroleague 19. hafta mücadelesinde temsilcimiz Fenerbahçe Beko Cuma günü saat 22:00’da Kosner Baskonia ile karşılaşacak.
Buesa Arena’da oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında canlı olarak yayınlanacak. Gelin birlikte karşılaşma öncesinde takımların son durumlarını mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 Baskonia: Evde Bir Başka Oynayan, Deplasmanda Kayıp 🔵
Baskonia için 2025–26 EuroLeague sezonu inişli çıkışlı bir tablo çiziyor. 6–12’lik dereceleri, ilk bakışta üst sıralarla aralarındaki mesafeyi net şekilde ortaya koyuyor. Ancak işin ilginç yanı, bu tabloya rağmen Fernando Buesa Arena’da üst üste altı maç kazanmaları ve bunu da çok ikna edici oyunlarla yapmaları. Monaco ve Milano gibi ligin iddialı, yüksek bütçeli ekiplerine karşı alınan rahat galibiyetler, özellikle savunma disiplininin evde üst seviyeye çıktığını gösteriyor. Rakipleri düşük skorlarla tutarken sertlik düzeyini sürekli yukarıda tutmaları, Vitoria’da Baskonia’yı son derece tehlikeli bir takım hâline getiriyor. Buna karşın deplasmanda henüz tek galibiyetleri yok, bu da genel tabloyu aşağıya çekmeye devam ediyor. Valencia deplasmanında alınan 91–81’lik yenilgi, maçın hiçbir bölümünde oyuna ortak olamadıkları bir görüntüyle birleşince serinin kırılma noktalarından biri oldu. Bir önceki hafta Barcelona karşısında büyük bir sürprize çok yaklaşmışlardı ancak kritik anlarda yapılan hatalar onların elini boş çevirdi. Bu noktada Baskonia’nın ilk 10 yarışından kopmuş olması çok da sürpriz değil; fakat kendi sahalarında kolay teslim olacak bir takım olmadıkları da artık lig genelinde kabul görmüş durumda.
Takım, sezon boyunca sakatlıklardan ciddi şekilde etkilendi. Markus Howard ve Trent Forrest’ın uzun süreli yoklukları, koç Paolo Galbiati’yi yeni arayışlara yöneltti. Bu süreçte Timothe Luwawu-Cabarrot hücumda ritim bularak kariyerinin en iyi aylarını geçirdi, savunma tarafında ise Rodions Kurucs’un verimliliği belirleyici oldu. Hamidou Diallo’nun Çin’e transferinin ardından Gytis Radzevicius’un katılımı, rotasyona enerji kattı. Ayrıca Aralık ortasında takıma katılan Eugene Omoruyi, Valencia karşısında 17 sayıyla en skorer isim olarak öne çıktı ve kısa sürede önemli bir rol üstlendi. Mamadi Diakite zaman zaman değerli sekanslar üretse de istikrar sorunu devam ediyor. Yine de Galbiati’nin elindeki kadro kalitesine kıyasla maksimum verim almaya çalıştığı, savunma merkezli bir kimlik yaratmaya gayret ettiği açık. Bu karşılaşmada Tadas Sedekerskis’in yokluğu önemli bir kayıp; hem ribaund hem de savunma bağlantı noktası olarak rolü büyüktü. Ayrıca Simmons, Nowell ve Diakite’nin belirsizliği, dış ve iç rotasyonda seçenekleri kısıtlayabilir.
✈️ Fenerbahçe: Tarihi Savunma Seviyesiyle Zirve Adaylığı 🟡
Son 45 günün en formda EuroLeague takımı denildiğinde, temsilcimiz Fenerbahçe’nin ismini en başa yazmak yanlış olmaz. Son dokuz maçın sekizini kazanan Sarunas Jasikevicius’un ekibi, yalnızca Panathinaikos deplasmanında son bölümde maçı kaybetti. Barcelona karşısında elde edilen 72–71’lik kritik galibiyet, hem mental dayanıklılık hem de savunma kalitesi açısından önemli bir referans oldu. Wade Baldwin’in son saniyeye girerken aldığı faul ve üçte üç serbest atışı, ardından gelen başarılı savunma sekansı, Fenerbahçe Beko‘nun bu sezon nasıl maç kazandığının kısa bir özeti.
Hücumda ise tablo tam tersi. Fenerbahçe, EuroLeague’in dördüncü en kötü hücum reytingine sahip. Set hücumunda üretimin büyük bölümü, Baldwin ve Talen Horton-Tucker’ın bire birleri üzerinden şekilleniyor. Bu iki oyuncu ritim bulamadığında, neredeyse tüm yapı tıkanıyor ve pas sürekliliği kayboluyor. Boyalı alanda etkinlik sınırlı, pozisyon sonrası bitirici yok denecek kadar az; hücumda en önemli katkılar çoğu zaman Nicolo Melli’nin pick-and-pop şutlarıyla geliyor. Bonzie Colson ve Tarik Biberovic’in istikrarı dalgalı, Devon Hall ise henüz beklenen sürekliliği ortaya koyabilmiş değil. Bu nedenle kulübün Chris Silva hamlesi gündemde; atletizm ve çember etrafında bitiricilik bu yapıya değer katabilir.
Öte yandan savunma tarafında lig tarihinin en elit seviyelerinden biri yakalanmış durumda. Barcelona 71, Milano 72, Virtus 64, Hapoel Tel Aviv 68, Maccabi Tel Aviv 75 sayıda tutuldu. Perde savunması, top baskısı ve yardım zamanlamaları olağanüstü. Jasikevicius’un sistem disiplinini kısa sürede yerleştirmesi, bu takımın tekrar şampiyonluk adayları arasına girmesini sağladı. Yalnız sakatlık sorunları burada da etkisini sürdürüyor: Wilbekin, Zagars, Bitim ve Bango yok; rotasyonun bazı anlarda daralması muhtemel. Bu da hücumdaki tekdüzeliği artırabiliyor.
⚖️ Genel Değerlendirme: Ev Sahibi Avantajı mı, Savunma Üstünlüğü mü? 🔍
Kağıt üzerinde form ve kalite olarak temsilcimiz Fenerbahçe bir adım önde, ancak Fernando Buesa Arena’daki altı maçlık Baskonia serisi göz ardı edilemez. Ev sahibi ekibin savunma sertliği ve ritim bulduğu anlarda taraftar desteğiyle birlikte oyunu hızlandırması, Fenerbahçe’nin kontrollü ve bire bir ağırlıklı hücum yapısına karşı bir test oluşturacak. Baskonia’nın kazanabilmesi için Luwawu-Cabarrot ve Omoruyi’nin skor katkısına, Kurucs ve Radzevicius’un savunma enerjisine ve özellikle ribaund disiplinine ihtiyacı büyük. Howard’ın dakikaları ve rolü de kritik olacak.
Temsilcimiz Fenerbahçe cephesinde ise anahtar yine savunma standardını koruyup hücumda gereksiz izolasyonlara saplanmamak. Baldwin’in penetreleriyle savunmayı daraltıp Melli ve kanat şutörlerine doğru pas dağılımı yapılabilirse, misafir ekip daha dengeli bir hücum akışı yakalayabilir. Zira Baskonia’nın hücum kalitesi sınırlı, ama ritim bulduğunda savunmasıyla maçı kilitleyebilen bir yapı var.
Sonuç olarak bizi, ev sahibi avantajı ile elit savunma arasındaki güç mücadelesinin belirleyeceği, sert temaslı ve düşük tempolu geçmesi muhtemel bir karşılaşma bekliyor. Her iki takım için de bu maç, sezonun geri kalanı adına önemli taktik ve mental mesajlar içerecek.
