Euroleague 23. hafta mücadelesinde AS Monaco Salı günü saat 20:45’de Kızıl Yıldız ile karşılaşacak. Gelin maçın öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🔵 AS Monaco Basket: Formunun Zirvesi
Monaco, sezonun bu bölümüne damgasını vuran takımların başında geliyor. Tüm kulvarlarda üst üste 11 galibiyetlik seri yakalamış olmaları, yalnızca sonuçların değil oyun kalitesinin de ne kadar yukarı çıktığını gösteriyor. EuroLeague özelinde bakıldığında, Vassilis Spanoulis yönetimindeki Monaco’nun altı maçlık galibiyet serisi son derece etkileyici. Barcelona (90–74) ve Valencia (101–92) gibi zorlu deplasmanlardan kazanarak çıkmaları, bu serinin tesadüf olmadığını kanıtladı. Evlerinde ise Real Madrid, Bayern ve Partizan gibi üst düzey rakipleri net biçimde geçtiler; Paris deplasmanında alınan galibiyet de bu tabloyu tamamladı. 15–7’lik dereceyle EuroLeague’de ikinci sırada yer almaları, bu istikrarın doğal sonucu.
Son haftalarda Monaco’nun sahaya koyduğu oyun, hem psikolojik hem taktiksel anlamda üst düzey. Spanoulis’in koçluk kariyeri henüz çok yeni olsa da, oyuncular üzerindeki otoritesi ve güveni net biçimde hissediliyor. Bu kadar güçlü bireysel karakterleri olan bir kadroyu yönetmek kolay değil; ancak Monaco’da hiyerarşi net ve roller belirgin. Bu yapı, maçların gidişatına da yansıyor. Paris karşısında deplasmanda alınan 95–87’lik galibiyette Mike James bir kez daha liderliği üstlendi (23 sayı, 5 ribaund, 4 asist). Onun etrafında Alpha Diallo gibi iki yönlü katkı veren isimler ve skor yükünü paylaşabilen tamamlayıcılar bulunuyor.
Bu sezon Monaco’nun en güçlü taraflarından biri, derin ve güvenilir rotasyon. Valencia maçında Nemanja Nedovic’in yalnızca bir dakikayı biraz aşkın sürede attığı 11 sayı, bu kadroda “her an sahneye çıkabilecek” çok sayıda oyuncu olduğunu gösteriyor. Kevarrius Hayes’in Valencia ve Barcelona maçlarında 15’er sayıyla verdiği katkı da benzer şekilde galibiyetlerin yolunu açtı. İstatistiksel olarak Monaco, ligin ikinci en iyi hücumu ve üçüncü en iyi savunmasına sahip. Belki de tek soru işareti, pota altı rotasyonunda (Nikola Mirotic, Daniel Theis, Kevarrius Hayes üçlüsü) formun her maç aynı seviyede olmaması. Ancak kalite o kadar yüksek ki, herhangi bir gecede en az birinin oyuna ağırlığını koymaması sürpriz olur.
🔴 Kızıl Yıldız: Kimlik Arayışı ve Kırılgan Denge
Kızıl Yıldız cephesinde ise son haftalar oldukça dalgalı geçti. Valencia’ya evde (106–89) ve Zalgiris’e deplasmanda (99–67) alınan ağır yenilgiler, takımın özgüvenini ciddi biçimde sarsmıştı. Bu iki maçın ardından hem oyuncuların hem de Sasa Obradovic’in kamuoyu önünde eleştirilmesi, kulüp içinde tansiyonun yükseldiğini gösteriyordu. Tam da bu atmosferde Milano deplasmanında gelen 104–96’lık galibiyet, sezonun kırılma noktalarından biri olmaya aday.
Milano maçının dördüncü periyodu, Kızıl Yıldız’ın potansiyelini en net biçimde ortaya koydu. Maçın son 10 dakikasına 12 sayı geride giren Belgrad temsilcisi, 34–14’lük inanılmaz bir final periyoduyla sahadan galip ayrıldı. Bu bölümde hem hücumda akıllı eşleşmeler hedeflendi hem de savunmada sertlik ve konsantrasyon üst seviyeye çıktı. Nikola Kalinic istatistiklere çok yansımayan ama oyunun dengesini kuran isimdi. Skor yükünü ise Jordan Nwora (22 sayı), Jared Butler ve Chima Moneke (18’er sayı) taşıdı.
Bu galibiyetin ardından ABA Ligi’nde Zadar karşısında alınan rahat 80–67’lik sonuç ve Joel Bolomboy’un uzun sakatlık sonrası dönüşü, takımın moralini yukarı çekti. EuroLeague’de 12–10’luk dereceyle 10. sırada bulunan Kızıl Yıldız için asıl mesele, Milano’daki o dördüncü periyodun bir istisna mı yoksa yeni bir başlangıç mı olduğu. Çünkü Valencia ve Zalgiris maçlarında görülen dağınık yapı, erken pes eden görüntü ve savunma zaafları hâlâ hafızalarda taze.
⚖️ Genel Değerlendirme: Formun Gücü mü, Tepkinin Sınavı mı?
Bu eşleşme, EuroLeague’in en formda takımlarından biri ile hâlâ kimliğini netleştirmeye çalışan bir ekibi karşı karşıya getiriyor. Monaco, ritmini bulmuş, rotasyonu oturmuş ve her maçta kontrolü eline alabilen bir görüntü çiziyor. Kızıl Yıldız ise Milano’daki final periyoduyla ne kadar yüksek seviyeye çıkabileceğini gösterdi, ancak bu standardı sürdürülebilir kılmak zorunda.
Bu maç, istikrar ile tepkinin çarpışması olacak. Monaco kendi düzenini dayatmak isterken, Kızıl Yıldız’ın asıl sınavı, zor anlarda Milano’daki gibi ayakta kalıp kalamayacağını kanıtlamak olacak. Ortaya çıkacak tablo, iki takımın da sezonun geri kalanındaki konumunu çok daha net biçimde tanımlayacak.
