Euroleague 23. hafta mücadelesinde Valencia Salı günü saat 22:30’da Paris Basketball ile karşılaşacak. Gelin maçın öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🟠 Valencia: Güçlü Sezon, Geçici Dalgalanma
Valencia, bu EuroLeague sezonunun en pozitif sürprizlerinden biri olmaya devam ediyor. Pedro Martinez yönetimindeki İspanyol ekibi, son iki EuroLeague maçını kaybetmiş olsa da ortaya koyduğu genel performansla hala ligin üst sıralarındaki en istikrarlı projelerden biri olarak öne çıkıyor. Monaco’ya karşı evlerinde aldıkları 101–92’lik mağlubiyet ve ardından İstanbul’da Fenerbahçe’ye karşı oynanan, temasın ve fiziksel mücadelenin ön planda olduğu 82–79’luk kayıp, Valencia’nın ritmini bir miktar bozmuş görünüyor. Buna rağmen 14–8’lik derece, onları dördüncülük hattında tutmaya yetiyor ve bu tablo sezon başındaki beklentilerin net biçimde üzerinde.
Uzun ve yoğun EuroLeague maratonunda form düşüşleri kaçınılmaz. Valencia adına önemli olan, bu düşüşlerin yapısal bir soruna dönüşmemesi. Özellikle yeni salonlarında oynadıkları maçlarda 9 galibiyet – 2 mağlubiyet gibi çok güçlü bir iç saha karnesine sahip olmaları, bu takımın temel omurgasının ne kadar sağlam olduğunu gösteriyor. Monaco karşısında savunmanın tamamen dağılması ise istisnai bir tabloydu. Rakibin 28 asist yapmasına ve 11/23 üçlük isabeti bulmasına engel olunamaması, Valencia’nın sezon boyunca alışık olunmayan bir savunma kırılması yaşadığını ortaya koydu. Oysa bu takım, istatistiksel olarak ligin dördüncü en iyi savunmasına sahip ve maçların çoğunda rakipleri set hücumuna zorlamayı başarıyor.
Valencia’nın en büyük artılarından biri, son derece derin ve esnek rotasyonu. Sezonun farklı bölümlerinde farklı oyuncular öne çıkabiliyor. Şu an için form grafiği en yukarıda olan isimlerden biri Nathan Reuvers. Fenerbahçe karşısında 17 sayıyla maçın en skorer ismi olan Reuvers, Monaco ve Unicaja yenilgilerinde de, Partizan galibiyetinde de takımın en istikrarlı hücum opsiyonlarından biri oldu. Buna karşın Darius Thompson ve Matt Costello İstanbul’da beklentilerin oldukça altında kaldı. Brancou Badio ise Kızılyıldız maçından bu yana ritmini bulmakta zorlanıyor.
Dışarıdan bakıldığında hızlı tempoları nedeniyle hücum ağırlıklı bir takım gibi algılansalar da Valencia’nın kimliği daha çok savunma disiplinine dayanıyor. EuroLeague’de ikinci en hızlı tempoda oynamalarına rağmen hücum reytinginde 11. sıradalar. Buna karşın savunmada üst düzey istikrar sağlıyorlar. Bir diğer önemli detay ise üç sayı çizgisinin gerisindeki verimlilikleri. Maç başına en çok üçlük deneyen takım olmalarına rağmen, yüzde olarak dördüncü sıradalar. Bu, modern EuroLeague basketbolunda ciddi bir avantaj anlamına geliyor.
🔵 Paris Basketball: Düşen Sonuçlar, Aynı Tehdit Seviyesi
Paris cephesinde tablo çok daha karmaşık. Geçtiğimiz sezon EuroLeague’in en keyif veren ve sürpriz yapan ekiplerinden biri olan Fransız temsilcisi, bu sezon aynı ivmeyi yakalayabilmiş değil. Monaco’ya karşı evlerinde aldıkları 95–87’lik yenilgi, EuroLeague’de son 10 maçtaki sekizinci mağlubiyet oldu. Genel tabloya bakıldığında 7–14’lük derece ve 17. sıra, play-off hayallerinin büyük ölçüde rafa kalktığını gösteriyor. Buna rağmen Paris hâlâ ligin en rahatsız edici eşleşmelerinden biri.
Paris’i bu kadar zor bir rakip yapan unsur, alışılmışın dışında olan oyun temposu ve rotasyon yönetimi. Çok hızlı oynuyorlar, sık sık beşleri değiştiriyorlar ve rakiplerin set düzenini bozmayı hedefliyorlar. Ancak bu sezonun en büyük problemi, iki sayılık atışlardaki dramatik düşüş. Paris, EuroLeague’in en kötü iki sayılık atış yüzdesine sahip takımı konumunda. Buna karşın üç sayı çizgisinin gerisinde sekizinci sıradalar ve maç başına ikinci en fazla üçlük atan takım olmaları, bu zayıflığı kısmen telafi ediyor. İlginç bir şekilde, bu alanda Valencia ile benzer bir profil çiziyorlar.
Takım hücumu büyük ölçüde Nadir Hifi’nin bireysel üretimine bağlı. Hifi son dönemde olağanüstü bir skor ritmi yakalamış durumda; son 15 maçının tamamında çift haneli skor üretti ve son üç EuroLeague maçında 26, 27 ve 19 sayı kaydetti. Paris’in kazandığı veya maç içinde kaldığı karşılaşmaların büyük bölümünde Hifi’nin form durumu belirleyici oluyor. Monaco karşısında da dirençli bir performans sergileseler de skor üstünlüğünü hiçbir an ele geçiremediler. Rakibin 14 üçlük isabeti, daha az top kaybı yapması ve asist sayısındaki net üstünlüğü, Paris’in sınırlarını ortaya koydu.
Hifi’nin yanında Jared Rhoden da son haftalarda formda olan bir diğer isim. Ancak savunma tarafında yaşanan yapısal sorunlar, Paris’i sürekli olarak yüksek skorlara mecbur bırakıyor. Nitekim takım, savunma reytinginde ligin beşinci en kötü ekibi konumunda.
⚖️ Genel Değerlendirme: Kontrol ile Kaos Arasında Bir Mücadele
Bu eşleşme, EuroLeague’in iki zıt karakterini karşı karşıya getiriyor. Valencia; kontrollü, derin rotasyonlu ve savunma temelli yapısıyla istikrar arayan bir üst sıra takımı. Paris ise sonuçlardan bağımsız olarak tempoyu yükselten, ritmi bozan ve bireysel patlamalarla ayakta kalan bir ekip. Maçın hikayesi büyük ölçüde Valencia’nın savunma disiplinini ne kadar koruyabileceği ve Paris’in kaotik temposuna ne ölçüde izin vereceği üzerinden şekillenecek. Bu karşılaşma, sezonun geri kalanında iki takımın da gerçek sınırlarını daha net biçimde ortaya koyma potansiyeli taşıyor.
