Önİzleme: Olimpia Milano – Partizan (29.01.26)

Euroleague 25. hafta mücadelesinde Olimpia Milano Perşembe günü saat 22:30’da Partizan ile karşılaşacak. Maçın öncesinde gelin birlikte takımların son durumlarını mercek altına alalım, keyifli okumalar.

🔴 EA7 Emporio Armani Milano: Krizin İçinde Çıkış Arayan Bir Favori

Milano cephesinde son haftalarda işler ciddi biçimde tersine dönmüş durumda. Bir süre önce play-in hattı için güçlü bir aday gibi görünen Peppe Poeta’nın ekibi, üst üste gelen kötü sonuçlarla birlikte adeta bir duvara çarptı. Bu düşüşün başlangıç noktası, Kızılyıldız karşısında kaçırılan 13 sayılık son çeyrek avantajı oldu. Milano’nun son periyotta 34–14’lük bir seriyle oyundan kopması, yalnızca bir maçın değil, aynı zamanda bir özgüven kırılmasının da habercisiydi. Ardından Madrid’de Real karşısında alınan 106–77’lik ağır yenilgi, takımın savunma direncinin ne kadar düştüğünü gözler önüne serdi. O maçta Milano her çeyreği kaybetti; ritim, sertlik ve konsantrasyon tamamen kaybolmuştu. Zalgiris karşısında gelen 96–92’lik iç saha mağlubiyeti ise krizin sürdüğünü net biçimde teyit etti. Milano her ne kadar alışık olmadığı bir salonda oynamak zorunda kalsa da, bu durum Panathinaikos ve Real Madrid galibiyetleri düşünüldüğünde geçerli bir mazeret olmaktan çıkıyor.

Sorunun temelinde son çeyrek performansları yatıyor. Zalgiris maçında son periyoda beş sayılık üstünlükle girip yalnızca 15 sayı üretebilmek, 1/9 üçlük isabeti ve hücum faulleriyle gelen top kayıpları, Milano’nun neden bu noktaya sürüklendiğini açıklıyor. Hakem yönetimine dair tepkiler tribünlerde yüksek sesle dile getirilmiş olsa da, gerçek şu ki Milano şu an onuncu sıra için bile üç galibiyet geride. Bireysel olarak Shavon Shields hala takımın en güvenilir silahı. Zalgiris karşısında attığı 27 sayı, onun bu kriz ortamında bile sorumluluk almaktan kaçmadığını gösterdi. Ancak Shields’ın Kızılyıldız maçında faul problemiyle erken oyundan düşmesi, Milano’nun alternatif üretme konusundaki sıkıntısını da açığa çıkardı. Armoni Brooks’un form düşüşü ise hücum dengesini daha da bozdu. Sezonun bu noktasında Milano hâlâ kaliteli bir kadroya sahip, fakat oyunun kritik anlarında dağılma eğilimi, onları mental açıdan kırılgan bir takım hâline getiriyor.

⚫ Partizan: Enkazdan Takım Olmaya Doğru

Partizan için sezon uzun süredir kâbus gibi geçiyordu, ancak Münih’te oynanan çift maç haftası siyah-beyazlılar adına bir nefes alma alanı yarattı. Yedi maçlık EuroLeague mağlubiyet serisinin ardından Bayern’e karşı alınan 67–63’lük galibiyet, savunma sertliğiyle kazanılmış bir maçtı. Ardından Hapoel Tel Aviv karşısında yaşanan tarihi geri dönüş ise yalnızca bir galibiyet değil, takımın sezon boyunca kaybettiği özgüvenin bir kısmını geri kazandığı bir an olarak kayda geçti. 27 sayı geriden gelerek uzatmada kazanılan bu maç, Partizan’ın hala reaksiyon verebilen bir yapı olduğunu gösterdi. Elbette bu iki galibiyet tabloyu mucizevi biçimde değiştirmedi; 8–16’lık derece ve 16. sıra hâlâ hayal kırıklığı yaratıyor. Ancak sahadaki görüntü, sezonun önceki bölümüne kıyasla çok daha derli toplu.

Kulüp çevresindeki atmosfer hala karamsar. Tribünlerdeki ciddi düşüş, ABA Ligi’nde Igokea maçında yalnızca bin civarında seyircinin salona gelmesiyle net biçimde hissedildi. Buna rağmen Joan Peñarroya’nın bazı radikal kararlarının sahaya olumlu yansımaları görülüyor. Duane Washington’ın sakatlığı, hücumda bireysel zorlamaları azaltırken top paylaşımını artırdı. Jabari Parker’ın rotasyon dışına itilmesiyle birlikte Isaac Bonga’nın dört numarada daha fazla süre alması, savunma dengesini güçlendirdi. Dylan Osetkowski henüz istenen formu bulamasa da, dakikaları artıyor. Bayern maçında savunma disiplini ön plandaydı; Hapoel karşısında ise kısaların karşısında başlattığı baskı, Nick Calathes ve Cameron Payne’in oyunu yönlendirmesiyle birleşti. Çok sayıda top çalma ve hızlı hücum sayısı, Partizan’ın geri dönüşünün temelini oluşturdu. Uzatmada Sterling Brown’un devreye girmesi de sezon boyunca kenarda kalan bir oyuncunun yeniden sahne alabileceğini gösterdi. Ancak bu maçın bedeli ağır oldu; Marinković’in aşil sakatlığı, Partizan’ın kanat rotasyonunda yeni bir boşluk yarattı.

⚖️ Genel Değerlendirme: Kırılgan Bir Ev Sahibi, Yara Almış Ama Dirençli Bir Misafir

Bu karşılaşma, form grafikleri düşüşte olan iki takımın farklı ruh hallerini karşı karşıya getirecek. Milano, kağıt üzerinde daha kaliteli ve hedefleri hala canlı bir ekip olsa da, son çeyreklerde yaşadığı mental çöküşler nedeniyle güven vermiyor. Kendi evinde oynayacak olmaları bir avantaj gibi görünse de, bu sezon Milano için salon faktörünün belirleyiciliği ciddi biçimde azalmış durumda. Partizan ise sezon genelinde hayal kırıklığı yaratsa da, Münih’teki performansıyla yeniden “takım olma” sinyalleri verdi. Savunma sertliği, topa baskı ve kolektif reaksiyon, onların en önemli dayanakları hâline gelmiş durumda.

Bu maç, iki ekip için de yalnızca bir galibiyet arayışı değil; Milano adına yeniden istikrar ve güven inşa etme, Partizan adına ise toparlanmanın kalıcı olup olmadığını gösterme fırsatı niteliği taşıyor. Sonuçtan bağımsız olarak, maçın temposu ve özellikle son çeyrekteki karar anları, iki takımın sezonun geri kalanına hangi psikolojiyle devam edeceği konusunda önemli ipuçları verecek.

 

 



Hakkında Basket Guru

Mutlaka bakın

Analiz: Euroleague 2025-26 Sezonu Şampiyonu Olympiakos Oldu

Bazen bir final, yılların hayal kırıklığını, kaybedilmiş finalleri, yarım kalan hikayeleri ve tekrar tekrar ayağa …