FIBA Şampiyonlar Ligi Son 16 turunda güvenlik önlemleri nedeniyle Bulgaristan’da oynanan kritik mücadelede temsilcimiz Galatasaray MCT Technic, maçın büyük bölümünü geride götürmesine rağmen pes etmeyerek Hapoel Holon karşısında 86-81’lik çok değerli bir galibiyet aldı.
Bu sonuçla Galatasaray grup aşamasında 2-1’e yükselirken, 0-3’te kalan Holon’un ilk iki şansı neredeyse mucizelere kaldı. Skor kadar, oyunun nasıl çevrildiği ve kimlerin sorumluluk aldığı da bu maçın hikayesini özel kıldı.
⏳ Kabus Gibi Başlangıç, Ayakta Kalma Mücadelesi
Maça Hapoel Holon çok sert ve kararlı başladı. Derrick Walton ve Adama Sanogo üzerinden oynanan hücumlarla İsrail temsilcisi, ilk 3 dakikada 14-2’lik seri yakaladı. Galatasaray savunması henüz yerleşememişken gelen bu darbe, maçın ilk çeyreğinde farkın 9 sayıya (21-12) kadar çıkmasına neden oldu.
Ancak Galatasaray bu noktada tamamen oyundan düşmedi. Errick McCollum ve James Palmer’ın bire birleriyle hücumda ivme yakalayan sarı-kırmızılılar, savunma sertliğini artırarak farkı çeyrek sonunda 25-19’a çekti. Bu, maçın ilerleyen bölümleri adına hayati bir tutunma anıydı.
🔄 İkinci Çeyrek: Galatasaray’ın Oyuna Ortak Oluşu
İkinci periyotta sahada bambaşka bir Galatasaray vardı. Mücadele dozu yükseldi, ribaundlara daha sert gidildi ve top paylaşımı belirgin şekilde arttı. 9-2’lik seriyle üçüncü dakikada 28-27 öne geçen temsilcimiz, oyunun kontrolünü kısa süreliğine de olsa eline aldı.
Bu bölümde Can Korkmaz’ın enerjisi ve McCollum’un temposu belirleyiciydi. Beş dakikalık bölümde 15 sayı üreten Galatasaray, rakibine sadece 4 sayı izni verdi ve skoru 34-29’a getirdi. Ancak Holon, devrenin sonuna doğru yeniden ayarlandı. Xavier Munford’un ritim bulması ve Sanogo’nun pota altındaki gücüyle Holon yeniden öne geçti ve ilk yarı 43-40 İsrail temsilcisinin üstünlüğüyle sona erdi.
🧱 Üçüncü Çeyrek: Aynı Senaryo, Aynı Tehlike
İkinci yarının başı Galatasaray adına tanıdık bir tablo sundu. Freddie Gillespie’nin sayısıyla çeyrek başlasa da, Walton ve Sanogo ikilisi yeniden sahne aldı. Galatasaray savunması bu ikiliyi durdurmakta zorlanınca fark 6. dakikada 54-44’e çıktı. İlk çeyrekte yaşanan 14-2’lik şok serinin bir benzeri tekrar sahnedeydi.
Bu noktada Galatasaray’ın en büyük artısı, farkın daha fazla açılmasına izin vermemesiydi. Jerome Robinson ve Palmer’ın katkılarıyla skor dengede tutuldu, son 3 dakikaya 58-53 girildi. Çeyreğin son bölümünde Walton’ın üst üste bulduğu sayılar Holon’u 68-62 ile son periyoda önde taşıdı.
🔥 Son Çeyrek: McCollum Liderliği, Palmer Noktayı Koyuyor
Maçın kaderi son 10 dakikada yazıldı. Galatasaray, McCollum ve Palmer’ın sayılarıyla 6. dakikada skoru 74-74’te eşitledi. Bu eşitlik, maçın psikolojik kırılma noktasıydı. Holon moladan Sanogo ve Walton’la etkili dönerek 78-74’ü bulsa da, Galatasaray’da McCollum’un bireysel sorumluluk alışı oyunu dengeledi ve son 2 dakikaya 78-78 girildi.
Ve sahne James Palmer’ındı. Bitime 1 dakika kala, üst üste iki üçlük gönderen Palmer, Galatasaray’ı bir anda 84-78 öne taşıdı. Maç boyunca serbest atış çizgisinde 1/7 gibi inanılmaz kötü bir istatistiğe sahip olmasına rağmen, Palmer’ın bu soğukkanlı şutları maçın sonucunu belirledi. Son 3 dakikayı kusursuz oynayan Galatasaray, sahadan 86-81 galip ayrıldı.
📊 Öne Çıkan Performanslar ve Büyük Resim
Galatasaray’da McCollum 18 sayı, 4 asist ile geri dönüşün mimarı olurken; Palmer 14 sayı, 6 ribaund ile maçın son sözünü söyledi. Muhsin Yaşar’ın 13 sayısı ve John Meeks’in 12 sayısı, skor yükünün tek elde toplanmamasını sağladı.
Holon cephesinde Walton (20 sayı, 5 asist), Munford (21 sayı, 6 asist) ve Sanogo (20 sayı, 12 ribaund) direnç gösterse de, son bölümde Galatasaray’ın savunma konsantrasyonuna karşılık veremediler.
🧭 Sonuç: İnanç, Sabır ve Yol Haritası
Bu Galatasaray için sadece bir galibiyet değil, karakter testiydi. İki kez çift hanelere yaklaşan farklardan dönmek, taraftar desteğinin olmadığı nötr bir salonda sakin kalmak ve son dakikalarda doğru şutları bulmak, bu takımın Son 16’da ne kadar iddialı olabileceğini gösterdi. 2-1’lik tablo Galatasaray’ı üst tura çok yaklaştırırken, Holon için çanlar çalmaya başladı. Sarı-kırmızılılar adına bu maç, “zor anlarda kim lider olacak?” sorusunun cevabını net biçimde ve beklenen şekilde verdi aslında: Errick McCollum ve James Palmer.
