Önİzleme: Paris Basketball – Olympiakos (10.03.26)

Euroleague 34. hafta mücadelesinde Paris Basketball Salı günü saat 22:45’de Olympiakos ile karşılaşacak. Maçın öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar. 

🔵Paris Basketball – Geç Yakalanan Form ve Hücumdaki Özgürlül

Paris Basketball için bu sezonun EuroLeague hikâyesi oldukça ilginç bir yapı taşıyor. Fransız temsilcisi özellikle son haftalarda form grafiğini ciddi biçimde yükseltmiş olsa da sezonun erken bölümünde yaşanan istikrarsızlıklar nedeniyle playoff veya play-in yarışında söz sahibi olma şansını büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Şu anda 11 galibiyet ve 18 mağlubiyetle 16. sırada bulunan Paris ekibi, matematiksel olarak hala küçük bir ihtimal taşısa da gerçekçi hedefler açısından sezonun geri kalanını daha çok rekabetçi performans sergileme ve gelecek sezon için temel oluşturma amacıyla oynuyor.

Buna rağmen son haftalarda ortaya koydukları basketbol oldukça dikkat çekici. Paris son altı EuroLeague maçında dört galibiyet alarak ciddi bir çıkış yakaladı. Bu galibiyetlerin üçü deplasmanda geldi ve üstelik Avrupa basketbolunun en zorlu atmosferlerinden bazılarında kazanıldı. Katalan devi FC Barcelona karşısında 85-74’lük net galibiyet, ardından Atina’da Panathinaikos karşısında 104-99’luk skor ve son olarak Bask bölgesinde Baskonia karşısında alınan 97-81’lik galibiyet Paris’in bu süreçteki özgüvenini ciddi şekilde yükseltti.

Paris’in basketbol felsefesi geçen sezondan bu yana büyük ölçüde aynı kaldı: tempolu oyun, yüksek hücum özgürlüğü ve bol üçlük denemesi. EuroLeague’de en hızlı oynayan takımlardan biri olmaya devam ediyorlar. Ancak geçen sezonki hücum verimliliğine henüz ulaşabilmiş değiller. Hücum ratinginde ligin 15. sırasında bulunmaları bunun en net göstergesi.

Bununla birlikte dış şut performansı takımın en önemli silahlarından biri olmaya devam ediyor. Paris üç sayı yüzdesinde EuroLeague’de altıncı sırada yer alıyor. Buna karşılık iki sayılık atış yüzdesinde ligin en zayıf ikinci takımı olmaları hücum profilinin oldukça dengesiz olduğunu gösteriyor.

Bu sistemin merkezinde ise genç yıldız Nadir Hifi bulunuyor. Geçen sezon Avrupa basketbolunun dikkatini üzerine çeken Hifi, bu sezon oyununa olgunluk katmış durumda. Son altı EuroLeague maçında 21, 17, 23, 21, 20 ve 21 sayı üretmesi onun hücumdaki istikrarını ortaya koyuyor. Zor şutları sokabilme becerisi ve birebirde yarattığı avantaj Paris hücumunun en kritik unsuru haline gelmiş durumda.

Arka alanda Hifi’ye destek veren bir diğer isim ise Justin Robinson. Robinson özellikle Baskonia karşısında attığı 19 sayı ile takımının deplasmanda aldığı önemli galibiyetin mimarlarından biri oldu.

Kadronun atletik kanat rotasyonunda ise eski NBA oyuncuları Lamar Stevens ve Jared Rhoden öne çıkıyor. Her iki oyuncu da savunma enerjileri ve atletik katkılarıyla Paris’in tempolu basketboluna önemli katkı sağlıyor. Son iki maçta dış şut yüzdelerinin oldukça yüksek olması ve ribaundlarda kurdukları üstünlük, Paris’in güçlü rakipleri deplasmanda devirmesini sağlayan temel faktörlerden biri oldu.

🔴Olympiakos – Derin Kadro ve Sistem Basketbolu

Olympiakos için sezon genel anlamda oldukça başarılı ilerliyor. Yunan temsilcisi 19 galibiyet ve 10 mağlubiyetle EuroLeague’de üçüncü sırada yer alıyor ve playoff yarışında oldukça güçlü bir konumda bulunuyor.

Koç Georgios Bartzokas yönetimindeki Olympiakos kısa süreli bir düşüş yaşasa da son haftalarda yeniden istikrar yakalamış durumda. Yunanistan Kupası finalinde Panathinaikos karşısında alınan 79-68’lik yenilgi ve EuroLeague’de Zalgiris Kaunas deplasmanında yaşanan çift uzatmalı mağlubiyet kısa süreli bir moral bozukluğu yaratmıştı.

Ancak Olympiakos bu düşüşe güçlü bir reaksiyon verdi. EuroLeague’de ezeli rakibi Panathinaikos’u üst üste 11. kez mağlup ederek önemli bir mesaj verdi ve 86-80’lik galibiyetle yeniden ritim kazandı.

Bu süreçte en çok konuşulan konu ise yıldız oyuncu Sasha Vezenkov’un sakatlığı oldu. Vezenkov’un takım için ne kadar kritik bir parça olduğu özellikle Zalgiris karşılaşmasında çok net görüldü. O maçta hücum yükünün büyük bölümü Evan Fournier’in üzerine kalmıştı.

Fournier 32 sayı ve 9 ribaundluk etkileyici bir performans sergilese de takımın geri kalanı yeterli skor katkısı veremediği için Olympiakos mağlubiyetten kurtulamadı. Bu durum Vezenkov’un hücumdaki rolünü daha da görünür hale getirdi.

Panathinaikos karşısındaki galibiyet ise Olympiakos’un farklı bir yönünü ortaya koydu: takım basketbolu ve kadro derinliği. Bu karşılaşmada hiçbir oyuncu tek başına skorer bir performans sergilemedi. En skorer isim Tyler Dorsey yalnızca 13 sayıyla oynadı.

Buna rağmen sekiz farklı oyuncunun sekiz veya daha fazla sayı üretmesi Olympiakos’un hücumdaki kolektif yapısını gösterdi.

Uzun rotasyonunda Nikola Milutinov 12 sayılık katkı verirken, arka alanda Cory Joseph ve Frank Ntilikina 10’ar sayıyla önemli katkılar sundu.

Savunma tarafında ise Tyson Ward özellikle Panathinaikos’un tehlikeli skor opsiyonu Nigel Hayes-Davis’i savunmada sınırlayarak kritik bir rol üstlendi.

Bu maçta uzun süreli sakatlıkları bulunan Evans ile Fall’un yanı sıra Walkup ve Vezenkov gibi iki yıldızdan da faydalanamayacaklar. 

🏀 Genel Değerlendirme – Tempo ile Disiplinin Çarpışması

Paris ile Olympiakos arasındaki bu karşılaşma, iki farklı basketbol felsefesinin karşı karşıya geleceği bir mücadele olacak. Paris yüksek tempo, bireysel yaratıcılık ve üç sayı üretimi üzerinden hücum eden bir takım. Olympiakos ise disiplinli yarı saha savunması ve sistem basketboluyla öne çıkıyor.

Paris’in son haftalardaki özgüveni ve deplasman galibiyetleri onların tehlikeli bir rakip olduğunu gösteriyor. Özellikle Nadir Hifi’nin formu ve Robinson’ın oyun kurucu rolündeki katkısı Fransız temsilcisinin hücum verimliliğini yükseltiyor.

Olympiakos tarafında ise kadro derinliği ve savunma sertliği en büyük avantaj olarak öne çıkıyor. Vezenkov’un yokluğunda bile takımın farklı oyuncular üzerinden skor üretebilmesi Bartzokas’ın sisteminin ne kadar sağlam olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle karşılaşma yalnızca bir sıralama mücadelesi değil, aynı zamanda tempo kontrolü ve taktik disiplin açısından da önemli bir sınav niteliği taşıyor. Paris oyunun hızını artırmak ve üç sayılar üzerinden ritim bulmak isterken, Olympiakos ise savunma sertliği ve yarı saha organizasyonlarıyla tempoyu kontrol etmeye çalışacaktır.

EuroLeague sezonunun son bölümüne girilirken bu tür karşılaşmalar takımların karakterini ortaya koyan mücadeleler haline geliyor. Paris için bu maç sezonun rekabetçi kimliğini sürdürme fırsatı anlamına gelirken, Olympiakos için üst sıralardaki konumunu sağlamlaştırma açısından önemli bir test olacak.



Hakkında Basket Guru

Mutlaka bakın

Euroleague 2026 Final Four MVPsi Fournier Seçildi

Avrupa basketbolunun en büyük sahnesinde gecenin yıldızı belli oldu. Evan Fournier, sergilediği etkileyici performansla 2026 …