Önİzleme: Hapoel Tel Aviv – Paris Basketball (17.03.26)

Güvenlik önlemleri nedeniyle İsrail yerine Bulgaristan’da oynanacak olan Euroleague 21. hafta erteleme maçınca Hapoel Tel Aviv Salı günü saat 18:00’da Paris Basketball ile karşılaşacak. Maçın öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.

🔴 Hapoel Tel Aviv – Kaos İçinde Kimlik Bulan Bir Savunma Takımı

EuroLeague sezonunun en çalkantılı hikâyelerinden biri hiç şüphesiz Hapoel Tel Aviv cephesinde yaşandı. Sezon boyunca yalnızca parkede değil, organizasyonel anlamda da sürekli değişen bir yapı içerisinde mücadele eden İsrail temsilcisi; Sofya, Tel Aviv ve tekrar Sofya arasında gidip gelen “ev sahibi” kimliğiyle alışılmışın dışında bir sezon geçiriyor. Bu durumun oyuncular üzerindeki psikolojik etkisini göz ardı etmek mümkün değil. Ancak tüm bu belirsizliklere rağmen Hapoel Tel Aviv’in sahada rekabetçi kalmayı başarması, takımın karakterini ortaya koyuyor.

18 galibiyet ve 11 mağlubiyetlik derecesiyle EuroLeague’de beşinci sırada bulunan Hapoel Tel Aviv, aynı zamanda birçok rakibine göre iki maç eksiğe sahip. Bu karşılaşma da ertelenen maçlardan biri olması nedeniyle sıralama açısından ekstra önem taşıyor. Sezonun ilk bölümünde zirveye oynayan bir takım görüntüsü veren Dimitris Itoudis’in öğrencileri, Ocak ayının sonlarına doğru ciddi bir düşüş yaşadı. Özellikle Partizan karşısında 28 sayılık farkın eridiği mağlubiyet, sezonun kırılma anlarından biri oldu.

Bu maçın ardından gelen Bayern Munich, Kızıl Yıldız, Valencia Basket ve Zalgiris Kaunas yenilgileri, takımın ritmini tamamen kaybetmesine neden oldu. Ancak kupa arasının ardından gelen toparlanma sinyalleri oldukça değerliydi. Önce Olimpia Milano karşısında alınan galibiyet, ardından deplasmanda FC Barcelona karşısında gelen 80-75’lik zafer, Hapoel’in yeniden üst seviye basketbola döndüğünü gösterdi.

Barcelona karşısında dikkat çeken en önemli detay, takımın kolektif savunma disiplinini sahaya yansıtmasıydı. Hücumda yalnızca iki oyuncunun çift hanelere çıkmasına rağmen kazanabilmeleri, bu takımın kimliğinin savunma üzerine kurulu olduğunu net şekilde ortaya koydu.

Bu noktada Elijah Bryant’ın dönüşü kritik bir rol oynadı. 15.7 sayı ortalamasıyla takımın en skorer ismi olan Bryant, aynı zamanda 6 ribaund ve 3.4 asist ortalamalarıyla çok yönlü katkı sağlıyor. Onun varlığı, özellikle yarı saha hücumlarında Hapoel’e ciddi bir kalite kazandırıyor.

Pota altında ise Dan Oturu önemli bir rol üstleniyor. 13.3 sayı ve 5.8 ribaund ortalamalarıyla oynayan Oturu, hem bitiriciliği hem de fiziksel gücüyle takımın iç oyununu ayakta tutuyor. Bunun yanında Antonio Blakeney’in form düşüklüğü ve Vasilije Micic’in beklentilerin altında kalan performansı, Hapoel’in hücumdaki en büyük sorunlarından biri olarak öne çıkıyor.

Takımın en büyük gücü ise istatistiklerle de net şekilde ortaya konuyor: EuroLeague’in en iyi ikinci savunmasına sahipler ve 100 pozisyon başına yalnızca 113.5 sayı yiyorlar. Bu da onları özellikle kritik maçlarda son derece tehlikeli bir ekip haline getiriyor.

🔵 Paris Basketball – Yüksek Tempo, İstikrarsız Performans

Geçtiğimiz sezonun sürpriz ekiplerinden biri olan Paris Basketball için bu sezon beklentilerin oldukça altında geçti. Tarihi bir playoff başarısının ardından kadroda yaşanan büyük değişim ve teknik ekipteki farklılıklar, Paris’in rekabet seviyesini ciddi şekilde düşürdü.

Şu anda EuroLeague’de 16. sırada bulunan Paris ekibi, playoff yarışından çok uzak kalmış durumda. Ancak bu, onların tamamen rekabetten koptuğu anlamına gelmiyor. Aksine son haftalarda aldıkları sürpriz galibiyetlerle birçok güçlü takımı zor durumda bıraktılar.

Özellikle FC Barcelona deplasmanında gelen 85-74’lük galibiyet ve Panathinaikos karşısında Atina’da alınan 104-99’luk zafer, Paris’in potansiyelini net şekilde gösterdi. Bunun yanında Baskonia ve ASVEL karşısında alınan galibiyetler de dikkat çekici.

Son olarak ASVEL karşısında oynanan maçta Paris, ilk yarıyı geride kapatmasına rağmen ikinci yarıda tempoyu artırarak 90-81’lik net bir galibiyet elde etti. Bu maçta Justin Robinson 25 sayıyla öne çıkarken, Allan Dokossi ve Lamar Stevens de katkı verdi.

Takımın en önemli hücum silahı ise Nadir Hifi. Maç başına 19 sayı ortalamasıyla EuroLeague’in en skorer oyuncularından biri olan Hifi, özellikle birebir oyunlarda büyük tehdit oluşturuyor. Ancak son maçta düşük yüzdeyle oynaması, Paris’in ne kadar dalgalı bir performans sergileyebildiğini de gösteriyor.

Paris’in oyun karakteri tamamen tempo üzerine kurulu. EuroLeague’in en hızlı oynayan takımı konumundalar. Ancak bu yüksek tempo, her zaman verimli sonuçlar getirmiyor. 115.5 hücum reytingi ile orta sıralarda yer alırken, 118.1 reyting ile savunmada ciddi problemler yaşıyorlar.

En büyük zaafları ise ribaund ve top kayıpları. Maç başına 13 hücum ribaundu vererek bu alanda ligin en kötü takımı konumundalar. Ayrıca 13.9 top kaybı ortalamasıyla da istikrarsız hücum performansları sergiliyorlar.

🏀 Genel Değerlendirme – Savunma Disiplini ile Tempo Basketbolunun Çatışması

Hapoel Tel Aviv ile Paris Basketball arasındaki bu karşılaşma, iki tamamen zıt basketbol anlayışının karşı karşıya gelmesi anlamına geliyor.

Hapoel Tel Aviv yarı saha düzeni, sert savunması ve kontrollü hücumlarıyla öne çıkarken Paris Basketball yüksek tempo, hızlı hücum ve bireysel yaratıcılık üzerine kurulu bir oyun sergiliyor.

Bu maçta belirleyici faktörlerden biri tempo kontrolü olacak. Eğer Hapoel oyunu yavaşlatıp savunma sertliğini kabul ettirebilirse avantaj elde edebilir. Paris ise tempoyu yükseltip açık saha fırsatları bulduğu ölçüde etkili olabilir.

Ayrıca ribaund mücadelesi de kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Paris’in bu alandaki zafiyeti, Hapoel’in ikinci şans sayıları bulmasına olanak tanıyabilir.

Sezonun bu aşamasında Hapoel için sıralama, Paris için ise prestij ve gelişim ön planda. 



Hakkında Basket Guru

Mutlaka bakın

Euroleague 2026 Final Four MVPsi Fournier Seçildi

Avrupa basketbolunun en büyük sahnesinde gecenin yıldızı belli oldu. Evan Fournier, sergilediği etkileyici performansla 2026 …