Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 30. ve son hafta mücadelesinde Beşiktaş Gain Pazar günü saat 18:00’da Galatasaray MCT Technic ile karşılaşacak. Maçın öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🦅 Beşiktaş cephesinde hedef halen zirve: EuroCup hayal kırıklığından lige dönüş
Beşiktaş için son iki aylık süreç aslında çok güçlü bir hikâyeye dönüşebilirdi. Siyah-beyazlı ekip sezonun en kritik bölümüne girerken hem oyun kalitesi hem de sonuçlar açısından ligimizin en formda takımlarından biri haline gelmişti. Özellikle EuroCup tarafında yakalanan ritim, onları kupanın en büyük favorilerinden biri konumuna taşımıştı. Üst üste gelen sekiz galibiyet, takımın özgüvenini zirveye çıkarmıştı ve final serisine girilirken çoğu kişi kağıt üzerinde daha kaliteli kadroya ve saha avantajına sahip olan Beşiktaş’ın kupaya uzanacağını düşünüyordu.
Ancak işler beklendiği gibi gitmedi. JL Bourg karşısında kaybedilen EuroCup final serisi hem camiada hem de taraftar tarafında ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Özellikle böylesine güçlü bir sezonun sonunda kupanın kaçması, teknik ekip üzerindeki baskıyı ciddi biçimde artırdı. Başantrenör Dusan Alimpijevic yeniden eleştirilerin merkezine oturdu. Kariyerindeki dokuzuncu final mağlubiyeti olması da bu tartışmaları daha görünür hale getirdi.
Yine de Beşiktaş’ın önemli bir reaksiyon verdiğini söylemek gerekiyor. Petkimspor karşısında alınan 81-69’luk galibiyet, takımın sezonu bırakmadığını ve enerjisini yeniden lige çevirdiğini gösterdi. Çünkü ortada halen çok büyük bir hedef bulunuyor: normal sezonu lider tamamlamak.
Şu anda Fenerbahçe Beko ile aynı galibiyet sayısına sahipler ve saha avantajı yarışının ne kadar kritik olduğu düşünüldüğünde normal sezonun kalan bu son maçı adeta play-off provası niteliği taşıyor. Özellikle savunma tarafında ortaya koydukları istatistikler bu takımın neden bu kadar tehlikeli olduğunu anlatıyor. Ligin açık ara en iyi savunmasına sahipler ve rakiplerini 100 pozisyon başına yalnızca 106.5 sayıda tutuyorlar.
Hücum tarafında ise yapı oldukça dengeli ilerliyor. Jonah Mathews takımın en önemli skor opsiyonu olmaya devam ediyor. 14.3 sayı ortalamasıyla özellikle birebir oyunlarda takımın en güvenilen ismi konumunda. Tempolu hücumlarda ritim bulduğunda çok kısa sürede skor patlaması yaşayabilen bir oyuncu.
Sezonun en dikkat çekici hikayelerinden biri ise kuşkusuz Ante Žižić oldu. Virtus Bologna sonrası yeniden ritim bulan Hırvat uzun, Beşiktaş pota altına büyük sertlik kattı. %68 iki sayı yüzdesiyle oynaması sadece bitiriciliğini değil, doğru pozisyon seçimlerini de gösteriyor. Özellikle ribaund katkısı ve çember çevresindeki verimliliği takımın hücum düzenini çok daha dengeli hale getirdi.
Devon Dotson ile Anthony Brown da çift yönlü katkılarıyla sistemin önemli parçaları. Alimpijevic’in temel amacı savunma sertliğini sürekli yukarıda tutmak ve geçiş hücumlarından kolay sayı bulmak. Bu nedenle Beşiktaş özellikle kendi ritmini bulduğu anlarda rakipler için son derece boğucu bir takım haline geliyor.
🟡🔴 Galatasaray’da kırılgan sezon: Potansiyel var ama istikrar yok
Galatasaray cephesinde ise sezon çok daha karmaşık duygularla ilerledi. Kadro kalitesi, bireysel yetenek seviyesi ve hücum potansiyeli düşünüldüğünde sarı-kırmızılı ekipten beklentiler oldukça yüksekti. Özellikle FIBA Şampiyonlar Ligi’nde Final Four hedefi gerçekçi görünüyordu. Ancak Tenerife karşısında gelen dramatik çöküş sezonun kırılma noktalarından biri oldu.
İlk maçta şanssız biçimde kaybettiler, ikinci maçta reaksiyon gösterdiler ama üçüncü karşılaşmada tam anlamıyla dağıldılar. 40 sayılık fark aynı zamanda takımın psikolojik kırılganlığının da göstergesiydi. O yenilginin etkisi lige de taşındı.
Son dört maçta yalnızca bir galibiyet alabildiler. Anadolu Efes karşısında kaybettiler, ardından Merkezefendi galibiyeti geldi ancak sonrasında Trabzonspor Basketbol ve Manisa Basket yenilgileri takımın yeniden aşağıya düşmesine neden oldu.
Şu anda yedinci sıradalar ve play-off öncesinde güven vermiyorlar. Başantrenör Gianmarco Pozzecco göreve geldiğinde takıma ciddi bir enerji getirmişti. Özellikle duygusal liderliği ve agresif kenar yönetimi oyuncular üzerinde kısa vadede olumlu etki yarattı. Ama bu etkinin sürdürülebilir olmadığı görülüyor.
Kadronun bireysel kalitesi ise tartışılmaz düzeyde. Errick McCollum hâlâ ligin en elit skor guardlarından biri. 16 sayı ortalamasıyla takımın ana üreticisi konumunda. Onun yanında James Palmer Jr., John Meeks ve Fabian White Jr. gibi önemli hücum silahları bulunuyor. Robinson’un da Cummings’in ayrılığı sonrası daha fazla sorumluluk alması bekleniyor. Problem kadro kalitesinde değil; problem bu parçaların sürekli aynı seviyede oynayamaması.
Savunma tarafında ise büyük dalgalanmalar yaşıyorlar. Orta seviyede bir savunma takımı görüntüsündeler ve özellikle fiziksel sertlik yükseldiğinde kırılabiliyorlar.
⚔️ Genel değerlendirme: Derbide psikoloji mi belirleyici olacak, savunma mı?
Bu karşılaşma klasik bir normal sezon maçından çok daha fazlasını taşıyor. Çünkü iki takımın da sezon hikayesi aslında birbirine oldukça benziyor: büyük beklentiler, Avrupa’da yaşanan hayal kırıklıkları ve ligde yeniden ayağa kalkma çabası.
Beşiktaş cephesinde temel motivasyon liderlik yarışı olacak. Özellikle EuroCup finalinin yarattığı negatif atmosferi tamamen dağıtmak istiyorlar. Bu nedenle savunma sertliğinin ilk dakikadan itibaren çok yüksek olması beklenebilir.
Galatasaray ise daha çok karakter testi verecek. Çünkü kağıt üzerinde kaliteli bir kadroya sahip olmalarına rağmen uzun süredir istikrar üretemiyorlar. Özellikle dış şut ritimleri maçın kaderini belirleyebilir.
Ribaund savaşı ve tempo kontrolü de kritik olacak. Beşiktaş oyunu sertleştirip yarı saha basketboluna çekmek isteyecektir. Galatasaray ise daha tempolu ve açık saha üzerinden skor bulmaya çalışacaktır.
Sonuç olarak bu derbi yalnızca puan tablosu açısından değil, iki takımın sezon algısı açısından da büyük önem taşıyor. Bir tarafta zirve yarışını bırakmak istemeyen ve savunmasıyla öne çıkan bir Beşiktaş, diğer tarafta ise potansiyelini nihayet sahaya yansıtmaya çalışan ama kırılgan görüntü veren bir Galatasaray olacak.
