İspanya Copa del Rey finalinde Kosner Baskonia, Valencia’daki Roig Arena’da güçlü ve formda rakibi Real Madrid’i 100-89 gibi dominant bir skorla mağlup ederek 17 yıllık kupa hasretini bitirdi.
Paolo Galbiati yönetimindeki Bask ekibi, turnuva boyunca gösterdiği dirençli ve kolektif basketbolu final gecesinde zirveye taşıdı. Bu zafer kulüp tarihinin yedinci Kral Kupası olarak kayıtlara geçti.
Finalin kahramanı ise tartışmasız Trent Forrest oldu. 22 sayı, 11 asist ve 9 ribaundluk neredeyse triple-double performansıyla MVP seçilen Forrest, özellikle son iki dakikada bulduğu 7 kritik sayıyla kupayı adeta mühürledi.
⚡ Madrid Fırtına Gibi Başladı
Real Madrid, yarı finaldeki temposunu finalin ilk dakikalarına da taşıdı. Sergio Llull, Facundo Campazzo ve Mario Hezonja’nın üst üste üçlükleriyle 13-2’lik bir başlangıç yakaladı.
Baskonia savunması ilk dakikalarda ritim bulmakta zorlandı. Madrid topu hızlı dolaştırıyor, geçiş hücumlarında kolay sayılar üretiyordu. Ancak bu erken baskı Baskonia’yı oyundan düşürmedi.
🔄 Baskonia’nın Denge Hamlesi
Maçın kırılma anlarından ilki ikinci çeyrekte yaşandı. Timothe Luwawu-Cabarrot’un bitmek bilmeyen penetreleri ve Matteo Spagnolo’nun enerjisi Baskonia’yı oyuna ortak etti.
Madrid bu kez Andres Feliz ve Alex Len’in fiziksel katkısıyla 14-0’lık bir seri yakalayarak skoru 40-30’a taşıdı. Ancak devreye gidilirken Forrest, Luwawu-Cabarrot ve Eugene Omoruyi üçlüsü farkı eriterek soyunma odasına 52-47’lik skorla gidilmesini sağladı.
Bu bölüm, Baskonia’nın maçtan kopmama kararlılığının ilk göstergesiydi.
🔥 Üçüncü Çeyrek: Bask Baskıyı Artırıyor
İkinci yarıyla birlikte tempo değişti. Forrest topu daha fazla elinde tuttu, pick-and-roll organizasyonlarıyla Madrid savunmasını zorladı. Luwawu-Cabarrot hücum yükünü omuzladı ve skor 57-57’de eşitlendi.
Bu noktada Madrid savunması daha sertleşti. Hezonja ve Campazzo’nun dış atışları dengeyi korudu. Ancak Baskonia hücum çeşitliliğiyle ayakta kaldı.
Omoruyi’nin atletizmi ve Mamadi Diakite’nin pota altındaki blok tehdidi, Madrid’in boyalı alan üretimini sınırladı.
🧠 Dördüncü Çeyrek: Kriz Anında Liderlik
Son periyoda girilirken Luwawu-Cabarrot 28 sayıya ulaşmıştı. Ancak Madrid savunması onu durdurmak için ekstra önlem aldı. Faul problemine giren Fransız kanat, bitime dört dakika kala oyun dışı kaldı.
Tam bu anda sahne Omoruyi ve Forrest’e kaldı. Skor 83-85 Baskonia lehineyken Forrest hem asist hem skor katkısıyla farkı iki hücumluk seviyeye taşıdı.
Hezonja’nın son bölümde bulduğu üçlük Madrid adına umut yarattı. Fakat Markus Howard’ın soğukkanlı cevabı, Baskonia’nın moral üstünlüğünü pekiştirdi.
Forrest’in kritik serbest atışları ve doğru kararları, finalin kapanışını kusursuz yaptı.
📊 Bireysel Performanslar
Trent Forrest 22 sayı, 11 asist, 9 ribaund ve 38 PIR ile MVP oldu. Maçın temposunu belirledi, savunmada ribaund katkısı verdi ve son anlarda sorumluluk aldı.
Luwawu-Cabarrot 28 sayıyla hücum liderliğini üstlendi. Omoruyi 23 sayı ile hem enerji hem atletizm sağladı. Diakite 9 sayı ve 5 blokla savunmanın çıpasıydı.
Madrid tarafında Feliz ve Mario Hezonja 15’er, Campazzo 14 sayıyla mücadele etti. Ancak son bölümde top paylaşımı azaldı ve hücum izolasyona döndü.
🏀 Taktiksel Okuma
Baskonia’nın zaferi üç ana başlıkta özetlenebilir: ribaund kontrolü, penetre tehdidi ve kriz anı yönetimi. Forrest’in oyun kurucu rolündeki sabrı, Madrid’in agresif savunmasına karşı doğru kararları getirdi.
Luwawu-Cabarrot’un penetreleri Madrid’in savunma dengesini bozdu. Omoruyi’nin atletizmi ise pota altı savunmasını sertleştirdi.
Madrid erken tempoyu yakalasa da 40 dakikalık konsantrasyonu sürdüremedi. Özellikle son 5 dakikada yapılan küçük savunma hataları, farkın açılmasına neden oldu.
🎯 17 Yıllık Bekleyişin Sonu
Baskonia için bu kupa yalnızca bir şampiyonluk değil, bir kimlik tazelemesi. 17 yıl sonra gelen Kral Kupası, kulübün yeniden zirveye oynayabileceğini gösterdi.
Galbiati’nin takımı, erken baskıya rağmen sabrını kaybetmedi. Maçın her bölümünde bir oyuncu sorumluluk aldı.
Bu final, yıldızların değil kolektif aklın kazandığı bir geceydi.
Baskonia, Madrid’i yenerek yalnızca kupayı değil, saygıyı da kazandı. Valencia’da yazılan bu hikâye, Bask basketbolunun yeniden doğuşu olarak hafızalara kazındı.
