İtalya Kupası finalinde sahne alan Olimpia Milano, geriye düştüğü mücadelede Bertram Derthona Tortona’yı 85-77 mağlup ederek 2022’den bu yana ilk kez kupaya uzandı.
Bu zafer aynı zamanda Milano’nun tarihindeki dokuzuncu İtalya Kupası anlamına geliyor ve kulüp, böylece Virtus Bologna ve Treviso Basket ile paylaştığı zirveyi tek başına ele geçirdi.
Ancak bu final yalnızca bir istatistik başarısı değildi. Bu maç, Milano’nun sabrını, rotasyon derinliğini ve özellikle dördüncü çeyrek karakterini ortaya koyduğu bir hikâyeye dönüştü.
🚀 Fırtına Gibi Başlangıç
Finale daha enerjik başlayan taraf Milano oldu. Zach LeDay’in üst üste sayıları ve Josh Nebo’nun pota altındaki sertliği, maçı erken koparacak bir tablo çizdi. LeDay’in iki erken isabetiyle 10-3 öne geçen Milano, ardından Nebo’nun boyalı alandaki etkinliğiyle 11-0’lık seri yakaladı.
Skor bir anda 28-11’e geldiğinde Milano savunması rakibini adeta kilitlemişti. İlk çeyrek 31-16 tamamlandığında Milano hem tempoyu kontrol ediyor hem de dış şut tehditlerini dengeli kullanıyordu.
Armoni Brooks’un dış atış tehdidi, Tortona savunmasını genişletmek zorunda bıraktı. Bu durum Nebo’ya içeride alan açtı ve Milano ilk 10 dakikada mükemmele yakın bir hücum dengesi kurdu.
🔄 İkinci Çeyrek: Tortona’nın Tepkisi
Ancak finaller tek taraflı yazılmaz. İkinci çeyrekle birlikte Tortona reaksiyon verdi. Prentiss Hubb ve Justin Gorham liderliğinde gelen 14-0’lık seri, maçın ritmini tamamen değiştirdi.
Bir anda skor 42-40’a geldi ve Milano’nun erken rahatlığı yerini baskıya bıraktı. Tortona, yarı saha savunmasında daha agresifti. Yardımlar zamanında geldi, geçiş hücumları daha disiplinli oynandı.
Milano devreye 47-45 önde girse de psikolojik üstünlük artık dengelenmişti.
⚖️ Üçüncü Çeyrek: Kontrol El Değiştiriyor
İkinci yarının ilk sayıları Gorham’ın üç sayılık oyunu ile geldi ve Tortona maçta ilk kez öne geçti. Üçüncü çeyrek boyunca skor hep yakın seyretti ancak Tortona küçük farklarla önde kalmayı başardı.
Hubb’un 23 sayılık performansı bu bölümde belirginleşti. Milano hücumda zaman zaman durağanlaştı, top paylaşımı yavaşladı.
Çeyrek sonunda skor 62-59 Tortona lehineydi. Milano ilk çeyrekteki ritmini kaybetmiş, maç adeta yeni bir başlangıca dönmüştü.
🔥 Dördüncü Çeyrek: Guduric ve Brooks Sahneye Çıkıyor
Büyük takımların en net farkı, kriz anındaki üretimidir. Dördüncü çeyreğin başında Marko Guduric devreye girdi. Topu eline aldı, tempoyu yükseltti ve skor üretti.
Guduric’in 18 sayısının yarısını bu çeyrekte kaydetmesi, Milano’nun geri dönüşünde kilit rol oynadı. Skor eşitlendi, ardından Milano yeniden öne geçti.
Bu noktada Armoni Brooks’un katkısı devreye girdi. 6/10 üçlük isabetiyle 20 sayı üreten Brooks, özellikle köşelerden bulduğu isabetlerle savunma dengesini bozdu.
Leandro Bolmaro’nun savunma enerjisi ve geçiş hücum katkısı farkı 77-70’e taşıyan sekansın mimarlarından oldu.
Milano son bölümde topu paylaşarak ve çizgiden hata yapmayarak maçı kontrol altında tuttu. Tortona’nın geri dönüş çabaları sonuç vermedi.
📊 Bireysel Performanslar
Milano’da Armoni Brooks 20 sayı ile hücumun lideriydi. Marko Guduric 18 sayı – özellikle kritik çeyrekteki katkısıyla – finalin kaderini belirledi. Josh Nebo 14 sayı ve 11 ribaundla pota altını domine etti. LeDay 12, Bolmaro 11 sayıyla dengeli katkı verdi.
Tortona’da Prentiss Hubb 23 sayıyla takımını sırtladı. Justin Gorham 13 sayıyla eşlik etti ancak son çeyrekte üretim düştü.
🧠 Taktiksel Değerlendirme
Milano’nun galibiyetinde iki ana faktör öne çıktı: ribaund kontrolü ve dış şut yüzdesi. Brooks’un yüksek isabet oranı, Tortona’nın savunma planını zorladı.
Guduric’in topu yere vurabilen kanat rolü, set hücumlarında çeşitlilik sağladı. Nebo’nun fiziksel varlığı ise boyalı alan dengesini Milano lehine çevirdi.
Tortona ise ikinci çeyrekteki agresif savunma temposunu son 10 dakikaya taşıyamadı. Özellikle geçiş savunmasındaki birkaç küçük aksama, finalin kırılma anlarını oluşturdu.
🏅 Tarihi Anlam
Bu kupa Milano için sıradan bir başarı değil, kulüp tarihine yazılmış bir kilometre taşı. Dokuzuncu İtalya Kupası, Milano’yu zirvede tek başına konumlandırdı.
Üstelik 2022’den bu yana beklenen bir geri dönüşün simgesi oldu.
Milano, erken avantajı kaybetmesine rağmen paniğe kapılmadı. Sabırla, disiplinle ve yıldızlarının doğru zamanda devreye girmesiyle maçı çevirdi.
Finaller bazen ilk çeyrekte kazanılmaz. Ama çoğu zaman son çeyrekte kaybedilir. Milano bu finali kaybetmedi; son bölümde kazandı.
İtalya Kupası yeniden kırmızı-beyaz. Ve bu zafer, yalnızca skor tabelasında değil, kulüp hafızasında da güçlü bir yer edindi.
