Analiz: Trento, Steward’ın Son Saniye Basketiyle Panevezys Deplasmanında Kazandı

BKT EuroCup’ta playoff yarışının kızıştığı haftalarda Dolomiti Energia Trento, Litvanya deplasmanında dramatik bir galibiyete imza attı. Lietkabelis Panevezys karşısında 93-94 kazanan Trento, bir hafta önce kaçırdığı son topun rövanşını bu kez bizzat aynı oyuncunun elinden aldı. DJ Steward’ın bitime saniyeler kala tepeden gönderdiği üçlük, yalnızca bir maç kazandırmadı; aynı zamanda İtalyan ekibinin playoff umutlarını da somut biçimde güçlendirdi.

Bu sonuçla Trento 9-6’ya yükselirken son yedi maçta altıncı galibiyetini almış oldu. Lietkabelis ise evinde üst üste yedinci yenilgisini yaşayarak 3-12’ye geriledi. Skor tabelasında bir sayı fark vardı, ancak maçın duygusal ve taktiksel yükü bundan çok daha ağırdı.

🎯 DJ Steward Bu Kez Bitirdi!

Karşılaşmanın hikâyesi, doğal olarak DJ Steward etrafında şekillendi. Bir hafta önce Panionios karşısında son hücumda kaçırdığı şutun ardından bu kez topu eline aldığında, tereddüt etmedi. Tepeden gönderdiği üçlük fileleri bulduğunda Panevezys’teki salon sessizliğe büründü, Trento bench’i ise adeta patladı.

Steward maçı kariyer rekoru olan 22 sayıyla tamamladı. Avrupa’daki ilk sezonunu yaşayan bir guard için bu sorumluluğu almak ve bu soğukkanlılığı göstermek, sadece bir maç kazanmak değil; aynı zamanda oyuncunun kariyer yolculuğunda önemli bir eşik anlamına geliyor. Steward’ın maç sonrası “Hatalar yaptım ama oyunda kaldım” vurgusu, bu olgunlaşma sürecinin özeti gibiydi. Anlamlı bir detay da galibiyeti annesinin doğum gününe ithaf etmesiydi; basketbolun bazen ne kadar insani bir yere dokunduğunu hatırlatan bir an.

🧠 Arka Alandaki Senfoni: DeVante’ Jones Farkı

Steward’ın bu unutulmaz şutu, tek başına gelmedi. Trento’nun arka alanındaki diğer kilit isim DeVante’ Jones, oyunun neredeyse her anına damga vurdu. Jones, 24 sayı – 10 asist – 3 top çalma ile oynadı ve 43 verimlilik puanına ulaştı. Bu, bir guard için adeta “oyunu her yönüyle kontrol ettim” performansıydı.

Jones’un tempo ayarlaması, özellikle Trento’nun küçük beşlerle oynamak zorunda kaldığı anlarda kritik hale geldi. Hem Steward’ı doğru anlarda devreye soktu hem de Litvanya ekibinin savunma zaaflarını sürekli zorladı. İkilinin toplam 46 sayısı, Trento’nun hücumunun omurgasını oluşturdu.

🏀 Kısa Beşler, Büyük Mücadele

Trento cephesinde galibiyeti daha da değerli kılan unsurlardan biri, kadro koşullarıydı. Jordan Bayehe’nin yokluğu ve Selom Mawugbe’nin faul problemi, koç Massimo Cancellieri’yi neredeyse maçın tamamında kısa beşlerle oynamaya itti. Bu noktada Peyton Aldridge ve Andrej Jakimovski’nin fiziksel mücadelede gösterdiği direnç öne çıktı.

Özellikle Peyton Aldridge’in 10 sayı, 7 ribaundluk katkısı, kağıt üzerinde “dezavantajlı” görünen Trento’nun ayakta kalmasını sağladı. Koç Cancellieri’nin maç sonu bu oyunculara özel parantez açması boşuna değildi.

🔄 Dalgalı Hikaye: Seriler ve Geri Dönüşler

Maçın ritmi neredeyse EuroCup sezonunun bir özeti gibiydi. Trento, ilk yarıda yakaladığı 2-20’lik seriyle farkı çift hanelere taşıdı. Ancak Lietkabelis, arka arkaya gelen beş üçlükle 22-3’lük bir karşılık vererek oyunu tamamen çevirdi. Devreye 49-52 Trento üstünlüğüyle girildiğinde, maçın henüz hiçbir yere bağlanmadığı belliydi.

Üçüncü çeyrekte Trento farkı 9’a kadar çıkardı, ardından bu kez Litvanya ekibi 15-0’lık seriyle 74-66 öne geçti. Son periyot ise tam anlamıyla bir sinir harbiydi: Trento’nun 83-84 ile yeniden öne geçmesi, ardından dört kez liderliğin el değiştirmesi ve Kristian Kullamae’nin bitime 18 saniye kala gelen üçlüğü… Her şey ev sahibinin kazanacağı izlenimini yaratmıştı. Ta ki Steward son sözü söyleyene kadar.

📉 Ev Sahibinin Kırılma Noktası

Lietkabelis cephesinde Jamel Morris’in 24 sayısı, Kristian Kullamae’nin 17 sayısı galibiyet için yeterli olmadı. Koç Nenad Canak, maçtan sonra ilk çeyrekteki savunma ve tempo eksikliğine dikkat çekerek “Maçı aslında orada kaybettik” yorumunu yaptı.

🔮 Sonuç ve Anlamı

Bu galibiyet Trento için sadece bir deplasman zaferi değil; playoff yolunda karakter testinden başarıyla çıkmak anlamına geliyor. Üst üste gelen bu tarz maçlar, özellikle genç bir lider olan DJ Steward’ın özgüvenini ve takımın kriz anlarında birlikte kalabilme yetisini güçlendiriyor.

Panevezys’te atılan o son üçlük, Trento’nun sezon hikâyesinde uzun süre hatırlanacak bir dönüm noktası olarak şimdiden yerini aldı.



Hakkında Basket Guru

Mutlaka bakın

Analiz: Euroleague 2025-26 Sezonu Şampiyonu Olympiakos Oldu

Bazen bir final, yılların hayal kırıklığını, kaybedilmiş finalleri, yarım kalan hikayeleri ve tekrar tekrar ayağa …