Euroleague 32. hafta mücadelesinde temsilcimiz Anadolu Efes Perşembe günü saat 20:30’da AS Monaco ile karşılaşacak.
Turkcell BGM’de oynanacak ve S Sport ekranlarından canlı olarak yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🔵 Anadolu Efes – Hayal Kırıklığı Sezonunda Geç Gelen Kıvılcım
2025-26 sezonu, Anadolu Efes adına beklentilerin oldukça altında geçen bir hikayeye dönüştü. EuroLeague’de 18. sıraya kadar gerileyen, Türkiye Kupası’na yarı finalde veda eden ve Basketbol Süper Ligi’nde ancak orta sıralarda kendine yer bulan Efes için bu tablo, organizasyonun son yıllardaki elit standartlarının oldukça uzağında. Ancak tüm bu olumsuz tabloya rağmen, geçtiğimiz hafta alınan iki galibiyet takımın hâlâ reaksiyon verebildiğini gösterdi.
Deplasmanda FC Bayern Munich karşısında gelen 81-80’lik galibiyet, yalnızca skor anlamında değil, mental açıdan da önemliydi. Maçın son anlarında Cole Swider’ın attığı buzzer-beater üçlük, sezonun en dramatik anlarından biri olarak öne çıktı. İlginç olan ise Swider’ın maçtaki tek isabetinin bu olmasıydı. Bu detay, Anadolu Efes’in bireysel performans dalgalanmalarının ne kadar belirgin olduğunu ortaya koyuyor. Aynı maçta Isaïa Cordinier’nin skor üretememesi ve Saben Lee’nin yalnızca iki sayıda kalması, takımın ne kadar kırılgan bir hücum yapısına sahip olduğunu gösterdi.
Bu noktada sorumluluğu üstlenen isimler ise P.J. Dozier ve Jordan Loyd oldu. Özellikle Dozier’ın hem Bayern hem de ligde Beşiktaş Gain karşısında sergilediği performans, Efes adına en önemli pozitif sinyallerden biri. Beşiktaş maçında 18 sayı atan Dozier, hücum organizasyonunda liderliği üstlenirken, Kai Jones’un ikinci yarıdaki 14 sayı – 9 ribaundluk katkısı, pota altındaki fiziksel üstünlüğü ortaya koydu.
Efes’in Beşiktaş karşısındaki geri dönüşü de dikkat çekiciydi. İlk yarıyı geride kapatan ekip, ikinci yarıda savunma sertliğini artırarak rakibini top kayıplarına zorladı ve serbest atış çizgisinde büyük üstünlük kurdu. Bu, koç Pablo Laso’nun takımına aşılamaya çalıştığı agresif savunma kimliğinin zaman zaman ortaya çıkabildiğini gösteriyor.
Ancak sezonun genel resmi hala sorunlu. Shane Larkin’in yokluğu, hücumun doğal liderini ortadan kaldırmış durumda. Bunun yanında Cordinier ve Nick Weiler-Babb gibi iki yönlü oyuncuların formsuzluğu, sistemin hem hücum hem savunma tarafında aksamasına neden oluyor. Efes için sezonun geri kalanı, sonuçtan çok kimlik ve ritim inşa etme süreci olacak gibi görünüyor.
🔴 AS Monaco – Kaos İçinde Halen Parlayan Kalite
Karşılaşmanın diğer tarafında yer alan AS Monaco ise bambaşka bir hikaye sunuyor. Kağıt üzerinde EuroLeague şampiyonluğu için kurulmuş bir kadro, sezonun bu bölümünde ciddi bir organizasyonel krizle mücadele ediyor ki takımın başınta artık Spanoulis de yok, yardımcı koçlarda Markoishvili şuan için geçici görevde. Son dokuz EuroLeague maçında yalnızca iki galibiyet alabilen Monaco, buna rağmen 17-14’lük derecesiyle hala play-off hattında kalmayı başarıyor.
Son hafta Olympiacos karşısında alınan 81-80’lik galibiyet, bu takımın potansiyelini bir kez daha hatırlattı. Üstelik bu galibiyet, oldukça sınırlı bir rotasyonla geldi. Sadece dokuz oyuncuyla oynayan Monaco, özellikle iki sayılık atışlardaki yüksek verimliliğiyle dikkat çekti (26/41). Matthew Strazel’ın son saniyelerde bulduğu basket, galibiyeti getiren kritik an oldu.
Bu maçta Mike James 14 sayıyla takımın en skorer ismi olurken, Jaron Blossomgame ve Daniel Theis 13’er sayıyla katkı verdi. Ancak maçın son anlarında James’in yaşadığı sakatlık ve önümüzdeki haftalarda forma giyemeyecek olması, Monaco’nun en büyük problemlerinden biri haline geldi. Buna Nikola Mirotić’in yokluğu da eklendiğinde, takımın yıldız gücünün ciddi şekilde azaldığı görülüyor.
Elie Okobo’nun dönüşü beklenirken, bu eksiklerin nasıl telafi edileceği büyük bir soru işareti. Nitekim Olympiacos galibiyetinin hemen ardından ligde SLUC Nancy Basket karşısında alınan 94-86’lık mağlubiyet, Monaco’nun istikrarsız yapısını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu maçta sekiz kişilik dar rotasyonla oynayan Monaco’da Nemanja Nedović ve Theis 20’şer sayıyla öne çıkarken, Juhann Begarin 16 sayı ve 7 asistle dikkat çekti. Ancak bu bireysel performanslar, takımın genel organizasyon sorunlarını gizlemeye yetmedi.
Monaco’nun temel problemi, sahadaki rol dağılımının ve liderliğin net olmaması. Koç değişimi sonrası oluşan belirsizlik ve sakatlıklar, bu yapıyı daha da kırılgan hale getirmiş durumda.
🏀 Genel Değerlendirme – Düşüşteki İki Gücün Denge Arayışı
Temsilcimiz Anadolu Efes ile AS Monaco Basket arasındaki bu karşılaşma, sezon başında beklentilerin oldukça yüksek olduğu iki takımın, sezonun son bölümünde kimlik arayışı içinde karşı karşıya geldiği bir mücadele olarak öne çıkıyor.
Efes cephesinde temel odak noktası ritim bulmak ve bireysel performansları daha dengeli hale getirmek. Monaco tarafında ise esas problem, kadro istikrarı ve organizasyonel düzen. Bu nedenle maçın kaderi yalnızca taktiksel detaylarla değil, aynı zamanda hangi takımın daha az hata yapacağıyla da doğrudan bağlantılı olacak.
Temsilcimizin saha avantajı ve son haftadaki yükselen enerjisi önemli bir faktör. Ancak Monaco’nun sınırlı rotasyonuna rağmen üst düzey bireysel kaliteye sahip oyuncuları, oyunu her an farklı bir yöne çekebilecek potansiyele sahip.
Bu karşılaşmada belirleyici unsurlar arasında tempo kontrolü, top kayıpları ve pota altı mücadelesi öne çıkıyor. Temsilcimizin savunma agresifliğini sürdürebilmesi ve Monaco’nun dar rotasyonuna rağmen fiziksel olarak ayakta kalabilmesi kritik olacak.
Genel çerçevede bu maç, iki takımın da sezonun geri kalanı için bir yön belirleme sınavı niteliğinde. Kazanan taraf için bu yalnızca bir galibiyet değil, aynı zamanda kaybolan özgüvenin yeniden inşası anlamına gelecek.
