Euroleague 26. hafta mücadelesinde temsilcimiz Anadolu Efes Salı günü saat 20:30’da Valencia ile karşılaşacak.
Turkcell BGM’de oynanacak ve her zaman olduğu gibi S Sport ekranlarında yayınlanacak maçın öncesinde takımların son durumlarını gelin birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 Anadolu Efes – Büyük Hayal Kırıklığı ve Kimlik Krizi
Temsilcimiz Anadolu Efes adına bu EuroLeague sezonunu tek bir kelimeyle özetlemek gerekirse, “çöküş” demek abartı olmaz. Sezon başlangıcı aslında felaket değildi; ancak özellikle kilit oyuncuların uzun süreli sakatlıkları, zincirleme bir reaksiyon yarattı ve takımın dengesi tamamen bozuldu. Yönetim bu süreci bir teknik direktör değişikliğiyle tersine çevirmeyi denedi; Igor Kokoškov ile yollar ayrıldı ve takımın başına Pablo Laso getirildi. İlk EuroLeague maçında Zalgiris deplasmanında gelen 87–64’lük net galibiyet, “acaba bir toparlanma mı geliyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Ancak o maçtan sonra Anadolu Efes için işler daha da kötüye gitti. İstanbul ekibi, şu anda EuroLeague’de dokuz maçlık bir mağlubiyet serisi içinde ve 6 galibiyet – 19 mağlubiyetle ASVEL ile birlikte ligin dibine demir atmış durumda.
Son olarak İstanbul derbisinde Fenerbahçe karşısında alınan farklı 79–62’lik yenilgi, sadece skor olarak değil, oyun kalitesi açısından da alarm vericiydi. Sarunas Jasikevicius’un takımı maça çok sert başladı, savunmada adeta duvar ördü ve ilk çeyreği 25–8 gibi çarpıcı bir skorla geçti. Anadolu Efes bu noktadan sonra hiçbir an oyuna ortak olamadı. Top paylaşımı yoktu, set hücumları tıkandı ve bireysel çözümler de yetersiz kaldı. EuroLeague yenilgisinin hemen ardından Türkiye Ligi’nde Merkezefendi deplasmanında gelen 87–80’lik mağlubiyet ise moral anlamında bir başka darbe oldu.
Kadrosal sorunlara bakıldığında, Shane Larkin’in uzun süredir kasık sakatlığı nedeniyle sahalardan uzak olması, hücumun bel kemiğini tamamen çökertmiş durumda. Onun yokluğunda takıma sonradan katılan Saben Lee, altı maçta oynayıp sorumluluk almaya çalışsa da, tek başına bu yükü taşıması mümkün değil. Fenerbahçe maçında 19 sayıyla takımın yegane çift haneli skoreri olması, bu durumu net biçimde ortaya koyuyor. Larkin ve Lee dışarıda bırakıldığında, takımın en skorer isminin Ercan Osmani (10.7 sayı) olması, Anadolu Efes’in hücumdaki ne kadar ciddi bir üretim problemi yaşadığını gösteriyor. Onu Isaïa Cordinier 10.6 sayı ortalamasıyla takip ediyor ki ondan da bu maçta faydalanamayacaklar sakat olduğu için.
İstatistikler de bu tabloyu doğruluyor. Anadolu Efes, EuroLeague’de 100 pozisyon başına 109.1 sayı ile ligin ikinci en kötü hücumuna sahip. Savunma tarafında da 100 pozisyon başına 117.7 sayı yiyorlar; bu rakam ortalamanın biraz altında olsa da, hücumdaki bu büyük zaafı telafi edecek seviyede değil. Kısacası Efes şu anda ne savunma takımı olabiliyor ne de hücum kimliğini sahaya koyabiliyor. Bu da Laso’nun elindeki kadroyla kısa vadede nasıl bir yol çizeceği sorusunu iyice ağırlaştırıyor.
✈️ Valencia Basket – Disiplin, Derinlik ve Beklentilerin Üzerinde Bir Sezon
Anadolu Efes’in aksine Valencia cephesinde sezon, büyük ölçüde beklentilerin çok üzerinde ilerliyor. Pedro Martínez yönetimindeki İspanyol temsilcisi, EuroLeague’de 16 galibiyet – 9 mağlubiyetlik derecesiyle dördüncü sırayı Real Madrid ve FC Barcelona ile paylaşıyor. Bu tablo, sezon başında kimsenin kolay kolay tahmin edemeyeceği bir başarı. Son dönemde Fenerbahçe, Monaco ve Bayern karşısında alınan üç yenilgi küçük bir düşüş yaratmış olsa da, Valencia bu süreci Maccabi Tel Aviv karşısında evinde aldığı 94–83’lük galibiyetle hızlıca telafi etti.
Maccabi maçında özellikle son çeyrekte sergilenen performans, Valencia’nın bu sezon neden bu kadar özel bir takım olduğunu özetliyordu. Üç çeyrek boyunca geride kalan İspanyol ekibi, son on dakikada rakibini 28–15’lik bir skorla adeta sahadan sildi. Jean Montero 19 sayıyla hücumun lideri olurken, Kameron Taylor 17 sayıyla onu takip etti. Final periyodunda oyunun yönünü değiştiren isimlerden biri Brancou Badio olurken, Neal Sako ve Omari Moore da çift hanelere ulaşarak katkı verdi.
Valencia’nın en büyük gücü tam da burada yatıyor: skor yükünü tek bir oyuncuya bağımlı olmadan paylaşabilmeleri. Takımın en skorer ismi Taylor (12.8), onu Montero (12.6) ve Badio (11.0) takip ediyor. Bunun yanında Darius Thompson, Jaime Pradilla, Nate Reuvers gibi isimler de her maç 7–10 sayı bandında katkı veriyor. Sakatlığı bulunan Matt Costello’un yokluğu hissedilse de, geniş rotasyon bu eksikliği büyük ölçüde dengeliyor.
Savunma tarafında ise Valencia, EuroLeague’in en güvenilir ekiplerinden biri. 100 pozisyon başına sadece 112.8 sayı yiyerek ligde üçüncü sıradalar. Ayrıca maç başına 20.6 asist ortalamasıyla top paylaşımında da elit seviyedeler. Tek ciddi zaafları top kayıpları; maç başına 13.4 top kaybı, özellikle deplasman maçlarında rakiplere kolay sayılar hediye edilmesine yol açabiliyor.
🔍 Genel Değerlendirme – Zıt Dünyaların Çarpışması
Bu karşılaşma, EuroLeague’in iki zıt hikayesini aynı parkede buluşturuyor. Anadolu Efes için maç, yalnızca bir galibiyet arayışı değil; aynı zamanda sezonun geri kalanı adına bir kimlik arayışı anlamına geliyor. Valencia ise disiplinli yapısı, paylaşımcı hücumu ve sert savunmasıyla “nasıl bu seviyedeyiz?” sorusuna her hafta sahada cevap veren bir ekip. Sonuçtan bağımsız olarak bu maç, Efes’in hala toparlanabilecek bir potansiyele sahip olup olmadığını ve Valencia’nın bu istikrarı üst seviye deplasmanlarda da sürdürebilip sürdüremeyeceğini net biçimde gösterecek.
