Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 30. ve son hafta mücadelesinde Bahçeşehir Koleji Cumartesi günü saat 15:30’da Fenerbahçe Beko ile karşılaşacak.
Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanacak ve beIN Sports 5 ekranlarında yayınlanacak karşılaşma öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🔵 Bahçeşehir için soru artık seviye atlamak
Bahçeşehir Koleji açısından sezonun genel resmi kötü değil, hatta belirli bölümlerde oldukça umut vericiydi. Ancak bu takım için temel problem hiçbir zaman yalnızca maç kazanmak olmadı. Asıl mesele, organizasyonun artık Türkiye ve Avrupa basketbolunda gerçek bir üst seviye takım haline gelip gelemeyeceğiydi. Sezon boyunca bakıldığında Bahçeşehir’in iyi basketbol oynadığı, geniş rotasyonuyla birçok rakibe üstünlük kurduğu ve özellikle düzenli sezonun büyük bölümünde ilk dört yarışının içinde kaldığı net biçimde görüldü. Fakat iş kritik eşiklere geldiğinde, takımın hâlâ elit seviyeye ulaşamadığı hissi ağır bastı.
Bunun en büyük örneklerinden biri kuşkusuz EuroCup yarı finaliydi. Büyük hedeflerle girilen Avrupa yolculuğu, sonunda Beşiktaş karşısında sona erdi. Aslında bu durum sezonun genel hikayesini de özetliyor. Bahçeşehir iyi bir takım görüntüsü verdi ama hiçbir zaman “dominant” bir yapı oluşturamadı. Özellikle yüksek tempolu, sert savunmalı ve fiziksel mücadele seviyesinin yükseldiği maçlarda zaman zaman kırılgan göründüler.
Yine de normal sezonu üçüncü sırada tamamlamayı garantilemeleri küçümsenecek bir başarı değil. 21 galibiyetlik performans, istikrar açısından değerli bir gösterge. Üstelik bunu zaman zaman sakatlık problemleri ve form dalgalanmalarına rağmen başardılar.
Son haftalarda takımın hücum düzeninde daha dengeli bir yapı dikkat çekiyor. Özellikle Petkimspor karşısında alınan galibiyet bunun önemli örneklerinden biriydi. İlk yarıda oyunun dengede gitmesine rağmen ikinci devrede savunma sertliğini yükselttiler ve farkı açtılar. En önemli detay ise skor yükünün tek bir oyuncuya bağlı kalmamasıydı. Altı farklı oyuncunun çift hanelere yaklaşması, play-off öncesi oldukça değerli bir sinyal.
Malachi Flynn sezonun ilk bölümündeki olağanüstü seviyesinden biraz uzak görünse de halen takımın en büyük yaratıcı gücü konumunda. Özellikle birebir üretim ve tempo değişimi konusunda Bahçeşehir’in elindeki en özel silahlardan biri. Bunun yanında İsmet Akpınar gibi isimlerin son haftalarda ritim bulması da önemliydi.
Ancak takımın en büyük problemi hala uzun rotasyonundaki derinliği. Trevion Williams’ın eksikliği yalnızca ribaund ya da skor anlamında değil, hücum çeşitliliği açısından da ciddi kayıp yarattı. Williams sahadayken Bahçeşehir çok daha esnek oynayabiliyor, kısa-beş düzenlerine daha rahat geçebiliyor ve pas bağlantılarıyla hücum akışını hızlandırabiliyordu. Onun yokluğunda takımın boyalı alan üretimi belirgin şekilde düştü.
Şimdi ise farklı bir psikolojik eşik oluşmuş durumda. Çünkü kulüp etrafında dolaşan Jaka Lakovic haberleri doğal olarak dikkat çekiyor. Böyle süreçlerde oyuncuların konsantrasyonu zaman zaman dağılabiliyor. Özellikle play-off öncesi teknik yapı hakkında çıkan söylentilerin soyunma odasına nasıl yansıyacağı önemli olacak.
🟡 Fenerbahçe için hedef yalnızca galibiyet değil
Fenerbahçe Beko ise sezonun bu bölümüne geldiğinde hala neredeyse tüm hedeflerini canlı tutuyor. Türkiye Kupası kazanıldı, EuroLeague Final Four bileti alındı ve şimdi de ligde normal sezon liderliği için son adım atılıyor. Bu nedenle dışarıdan bakıldığında oldukça başarılı bir sezon geçirdikleri net şekilde söylenebilir.
Özellikle Sarunas Jasikevicius yönetimindeki takımın mental sertliği dikkat çekiyor. Fenerbahçe artık kötü oynadığı maçlarda bile tamamen dağılmayan, kriz anlarını yönetebilen bir yapıya dönüştü. Bu sezonun en büyük farklarından biri de bu oldu.
Fakat son Beşiktaş maçı ciddi bir uyarı niteliğindeydi. Karşılaşmaya 24-1’lik korkunç bir seriyle başlamaları, fiziksel ve mental olarak ne kadar düşük enerjiyle sahaya çıktıklarını gösterdi. Elbette o maçta temel amaçlardan biri fark avantajını korumaktı ve bunu başardılar. Fakat yine de sezonun en kötü performanslarından biri olarak kayıtlara geçti.
Özellikle hücum tarafında ritim tamamen kayboldu. Tarık Biberovic ve Talen Horton-Tucker gibi skor yükünü taşıyan isimlerin kötü şut günü yaşaması takımın akışını ciddi şekilde bozdu. Böyle anlarda genellikle devreye giren yapı ise savunma oluyor. Ama Beşiktaş karşısında savunma sertliği de istenilen seviyede değildi.
Yine de Fenerbahçe’nin en büyük avantajı kadro kalitesi ve tecrübe seviyesi. Nicolo Melli gibi oyuncuların kötü giden maçlarda bile oyunun kontrolünü sağlayabilmesi çok değerli. Bunun yanında Wade Baldwin, Khem Birch ve diğer parçalarla birlikte takım halen Avrupa’nın en derin rotasyonlarından birine sahip.
Şimdi temel soru şu: Final Four yaklaşırken motivasyon seviyesini nasıl koruyacaklar?
Çünkü teoride bu maç lig liderliği açısından büyük önem taşıyor. Ama oyuncuların zihninin bir bölümünün doğal olarak EuroLeague Final Four’da olması kaçınılmaz. Jasikevicius’un en büyük sınavlarından biri de tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor.
🏀 Genel değerlendirme: Motivasyon farkı oyunun temposunu belirleyebilir
Bu karşılaşmada en dikkat çekici unsur iki takımın psikolojik durumları arasındaki fark olacak. Bahçeşehir açısından sonuç belirleyici değil. Takım 3. sıradaki yerini sabitlemiş ve play-off hazırlığı moduna geçmiş durumda. Fenerbahçe ise bu maçı kazanması durumunda normal sezonu lideri olarak bitirebilecek, aksi durumda ikinci olacak.
Ancak bu durum tek başına maçın yönünü belirlemeyebilir. Çünkü Fenerbahçe’nin de enerjisini kontrollü kullanmak isteyeceği açık. Özellikle yoğun EuroLeague temposunun ardından oyuncuların fiziksel yorgunluğu dikkat çekiyor.
Bahçeşehir’in şansı, maçı yüksek tempolu ve dış şut odaklı bir yapıya çevirebilmek olacak. Çünkü Fenerbahçe set savunmasını yerleştirdiğinde ligimizde durdurulması en zor ekiplerden biri haline geliyor.
Fenerbahçe tarafında ise temel hedef kontrolü kaybetmemek olacak. Jasikevicius’un takımları genellikle bu tip maçlarda duygudan çok disiplin üzerinden oynar. Bu nedenle sarı-lacivertlilerin oyunu fiziksel sertlik ve savunma üzerinden şekillendirmesi sürpriz olmayacak.
Kağıt üzerinde baskı daha çok Fenerbahçe’de görünse de, iki takımın da zihinsel olarak play-off atmosferine girmiş olması bu karşılaşmayı normal sezon maçından çok bir prova niteliğine dönüştürüyor.
