Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 15. hafta mücadelesinde Galatasaray MCT Technic Cumartesi günü saat 13:00’da Beşiktaş Gain ile karşılaşacak.
Turkcell BGM’de oynanacak ve her zamanki gibi beIN Sports 5 ekranlarında yayınlanacak derbi öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🏠 Galatasaray: Kriz, Değişim ve Arayış Dönemi 🔴🟡
Galatasaray bu derbiye ligin en formsuz ekiplerinden biri olarak giriyor. Sarı-kırmızılılar Anadolu Efes, Trabzonspor ve Manisa karşısında üst üste aldıkları mağlubiyetlerle 7-7’ye geriledi ve şu anda ligde sekizinci sırayı paylaşıyorlar. Özellikle Manisa deplasmanında ortaya konan 86-75’lik silik performans, takımın hem özgüven hem de kimlik anlamında ne kadar geriye düştüğünü net biçimde gösterdi. Hücumda bireysel kaliteye dayalı anlar olsa da, genel oyun aklı ve istikrar ciddi şekilde eksik. Galatasaray hala ligin altıncı en iyi hücumuna sahip, ancak bu istatistik büyük ölçüde James Palmer gibi bireysel yaratıcılara dayanıyor. Palmer son dört maçta 29, 18, 36 ve 18 sayı üretti, fakat bu yüksek skorlara rağmen takım yalnızca bir galibiyet alabildi. Bu durum, Galatasaray’ın hücum üretiminin ne kadar izole ve takım bütünlüğünden uzak olduğunu gösteriyor.
Asıl alarm veren taraf ise savunma. Galatasaray şu anda Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin altıncı en kötü savunmasına sahip ve bu, kadrodaki hücum yeteneğinin neredeyse tamamını anlamsızlaştırıyor. Rakipler yarı saha setlerinde kolay çözümler bulabiliyor, geçiş savunması zayıf ve bire birlerde ciddi kopmalar yaşanıyor. Bu noktada kulüp, sezonun ortasında radikal bir adım atarak Gianmarco Pozzecco’yu göreve getirdi ve ilk kez bu derbide takımın başında olacak. Pozzecco’nun enerjisi, oyuncularla kurduğu duygusal bağ ve yüksek tempolu basketbol felsefesi, Galatasaray’ın şu an en çok ihtiyaç duyduğu şey olabilir. Aynı dönemde Vladimir Micov’un sportif direktörlük görevine getirilmesi de organizasyonun yapısal bir yenilenmeye gittiğini gösteriyor.
Kadronun kağıt üzerindeki kalitesi hala ciddi. Errick McCollum tecrübesiyle skorer kimliğini koruyor, Will Cummings sakatlık nedeniyle son beş maçı kaçırmış olsa da geri dönmesi beklenen bu maçta tempo ve oyun kurulumuna büyük katkı sağlayabilecek bir profil. Omoruyi de takıma hemen ısındı ve pota altında önemli bir tehdit olacak oyunun her iki tarafında da. Tüm bu parçalar, doğru yapı ve disiplinle bir araya getirildiğinde bu takımın çok daha üst seviyede basketbol oynaması mümkün. Şu anki sorun, Galatasaray’ın sahada bir “takım” gibi değil, birbirinden kopuk bireyler gibi oynaması. Pozzecco’nun asıl görevi de tam olarak bu kopukluğu gidermek ve Turkcell BGM’yi yeniden rakipler için zor bir deplasman haline getirmek olacak.
Bu maçta sakatlığı bulunan Buğrahan Tuncer’den faydalanamayacaklarını hatırlatalım.
✈️ Beşiktaş: Savunma Kimliği ve Yeniden Odaklanma ⚫⚪
Beşiktaş cephesinde ise sezonun büyük bölümü son derece pozitif geçti. Siyah-beyazlılar ligde 13-0’lık kusursuz bir başlangıç yaptıktan sonra ilk yenilgilerini Fenerbahçe derbisinde aldılar. 101-87’lik mağlubiyet özellikle üçüncü çeyrekte yaşanan 34-15’lik çöküş nedeniyle ağır hissedildi, ancak bu sonuç Beşiktaş’ın genel performansını gölgelemiyor. Dusan Alimpijevic’in takımı, hala ligin en iyi savunmasına sahip ve bu savunma kimliği onları her maçın içinde tutuyor. Fenerbahçe karşısında da ilk yarı dengede kalmalarının temel nedeni buydu.
Derbi yenilgisinin ardından Ulm karşısında EuroCup’ta gelen 97-76’lık galibiyet, takımın zihinsel olarak ne kadar çabuk toparlanabildiğini gösterdi. Özellikle Vitto Brown’un 23 sayılık performansı ve Jonah Mathews’un istikrarlı skorerliği, Beşiktaş hücumunun bel kemiğini oluşturuyor. Mathews son altı maçta 17, 16, 20, 21, 12 ve 18 sayı üreterek takımın en güvenilir hücum silahı olduğunu kanıtladı. Onun yanında Anthony Brown’un Ulm maçında gösterdiği 17 sayılık katkı da çok önemli, çünkü Brown’ın yeniden ritim bulması Beşiktaş’ın hücum tavanını ciddi şekilde yukarı çekiyor ki Ulm maçında Vitto Brown’dan gelen 23 sayılık katkı da çok değerliydi.
Beşiktaş’ı bu sezon özel kılan şey ise skor üretiminden çok savunma disiplini. Ligde rakiplerine en az sayı şansı veren takım olmaları, onların kimliğini net biçimde tanımlıyor. Tofaş ve Petkim karşısında gelen 73-72 ve 75-72’lik galibiyetler, hücumun tıkandığı anlarda bile savunma sayesinde maç kazanabildiklerini gösterdi. Bu özellik, deplasman maçlarında Beşiktaş’ı her zaman tehlikeli bir rakip haline getiriyor. Alimpijevic’in takımı, ritmi bozan, tempoyu düşüren ve rakibi hataya zorlayan yapısıyla özellikle formsuz takımlar için büyük bir tehdit.
🔎 Genel Değerlendirme
Bu derbi, iki farklı ruh haline sahip takımın karşılaşması olacak. Galatasaray krizden çıkış arayan, yeni bir koç ve yeni bir yönetim yapılanmasıyla kimlik arayışına girmiş bir ekip. Beşiktaş ise sezonun büyük bölümünde kurduğu sağlam savunma temeliyle istikrar yakalamış, yalnızca tek bir mağlubiyetle sarsılmış ama hala çok net bir oyun planına sahip bir takım. Sarı-kırmızılılar bireysel yetenekle ayakta kalmaya çalışırken, siyah-beyazlılar kolektif savunma gücüyle rakiplerini boğmayı hedefliyor. Bu karşılaşma, Galatasaray’ın yeni dönemde ne kadar hızlı bir reaksiyon verebileceğini ve Beşiktaş’ın savunma kimliğini böylesine ateşli bir deplasmanda ne ölçüde koruyabileceğini ortaya koyacak bir vitrin niteliğinde.
