Euroleague 26. hafta mücadelesinde Olimpia Milano Salı günü saat 22:30’da Kosner Baskonia ile karşılaşacak. Gelin maçın öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🔴 Olimpia Milano – İstikrar Arayışı, Hücum Gücü ve Savunma Soruları
Milano için bu sezon tam anlamıyla bir iniş–çıkış hikâyesi. EuroLeague’de pek çok takım gibi onlar da sezon boyunca hem umut veren seriler hem de ciddi kırılmalar yaşadı. Bu dalgalı grafiğin doğal sonucu olarak, kulüp tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Ettore Messina görevinden ayrıldı ve takımın başına Giuseppe Poeta getirildi. Poeta yönetiminde Milano’nun oyunu zaman zaman daha akıcı ve enerjik görünse de, bu iyileşmenin henüz kalıcı hale geldiğini söylemek zor. Bunun en net örneği, Real Madrid karşısında alınan 106–77’lik ağır yenilgi ve hemen ardından Zalgiris karşısında neredeyse kazanılmış bir maçın kaybedilmesi oldu. Buna karşın Partizan karşısında gelen 85–79’luk galibiyet, hem moral hem de sıralama açısından Milano’yu tekrar ayakta tuttu ve İtalyan temsilcisi 12–13’lük dereceyle play-in umutlarını canlı tutmayı başardı.
Kadro kalitesi açısından bakıldığında Milano hala EuroLeague’in en güçlü ilk beşlerinden birine sahip. Armoni Brooks, Marko Guduric, Shavon Shields, Zach LeDay ve Josh Nebo aynı anda sahadayken, Milano hücumda her rakip için ciddi bir tehdit oluşturabiliyor. Buna Quinn Ellis’in kritik anlarda gelen üçlük katkısı eklendiğinde, Milano’nun maç kazandıran bir hücum potansiyeline sahip olduğu net biçimde görülüyor. Ancak bu potansiyel büyük ölçüde dış şut yüzdelerine bağlı. LeDay–Nebo ikilisi pota altında denge unsuru olsa da, oyunun temposu ve Milano’nun özgüveni çoğu zaman üç sayı çizgisinin gerisinden gelen isabetlere göre şekilleniyor. Ayrıca bu maçta Nebo’dan faydalanamayacaklarının da altını çizelim.
İstatistikler de bu tabloyu doğruluyor. Milano, EuroLeague’de hücum reytinginde sekizinci sırada yer alıyor ve 100 pozisyonda 118.5 sayı üretiyor. Bu, kağıt üzerinde yeterince rekabetçi bir seviye. Ancak asıl problem savunma tarafında. Milano, rakiplerine 100 pozisyonda 119.5 sayı izni vererek ligin dördüncü en kötü savunması konumunda. Bu seviyede savunma performansıyla, ne kadar iyi hücum ederseniz edin, uzun vadede başarıya ulaşmak oldukça zor. Bu nedenle Milano’nun maç planı sık sık “daha çok şut at, daha çok isabet bul” anlayışına sıkışıyor. Özellikle Armoni Brooks’un kariyerinin en iyi sezonunu oynuyor oluşu, bu yaklaşımın temel dayanak noktası. Brooks’un yaz aylarında çok daha yüksek profilli bir sözleşmeye imza atacağı şimdiden konuşuluyor.
🔵 Baskonia – Sınırlı Bütçe, İç Saha Gücü ve Kırılgan Savunma
Baskonia cephesinde sezonun çerçevesi baştan belliydi. Önceki yıllara kıyasla ciddi biçimde küçülen bir bütçe ve buna paralel olarak düşürülen beklentiler… Bu şartlar altında 9–16’lık derece ve 16. sıra, sürprizden çok gerçekçi bir tabloyu yansıtıyor. Baskonia’nın en büyük problemi ise deplasman performansı. Dokuz galibiyetin yalnızca biri dış sahada, o da kötü durumda olan temsilcimiz Anadolu Efes karşısında geldi. Diğer 12 deplasman maçının büyük bölümünde Baskonia ağır yenilgiler aldı. Buna karşın Fernando Buesa Arena, onlar için adeta bir sığınak; Vitoria’daki maçlarda çok daha sert, özgüvenli ve ritimli bir takım izliyoruz.
Son beş maçta alınan üç galibiyetin en değerlisi, Zalgiris karşısında gelen 102–91’lik sonuçtu. Dördüncü çeyreğe beş sayı geride giren Baskonia, 18–2’lik muazzam bir seriyle maçı kopardı. Bu galibiyet sıralama açısından Baskonia’ya çok şey kazandırmasa da, Zalgiris’in play-in umutlarına ciddi darbe vurdu. Maçın skor lideri Timothe Luwawu-Cabarrot oldu; ancak asıl dengeyi sağlayan, sayılara tam yansımayan katkılar sundu. Rodions Kurucs ribaundlarda kontrolü ele aldı ve maçın kırılma anında en kritik sayıyı üretti. Uzun süren sakatlığın ardından dönen Markus Howard da ritmini henüz tam bulamasa bile varlığıyla savunmaların dengesini bozdu.
Baskonia’nın kimliği ise oldukça net: hücumda dalgalı, savunmada ise kırılgan. Rakiplerine 100 pozisyonda 118.5 sayı izni veren Baskonia, bu alanda ligin en zayıf ekiplerinden biri. Hücum reytingi 114.5 ile EuroLeague ortalamasının biraz altında ve bu üretim büyük ölçüde üç sayı çizgisinin gerisinden gelen yüzdelere bağlı. Şutlar girdiğinde Baskonia tehlikeli; girmediğinde ise maçtan çok çabuk kopabilen bir yapı ortaya çıkıyor.
🔍 Genel Değerlendirme – Benzer Sorunlar, Farklı Dinamikler
Bu karşılaşma, iki savunma problemi yaşayan takımın hücum tercihleri üzerinden şekillenecek bir mücadeleye aday. Milano, daha kaliteli bir ilk beşe ve daha yüksek hücum tavanına sahip. Baskonia ise iç sahada dirençli, deplasmanda ise kırılgan. Maçın hikayesi, Milano’nun dış şut yüzdesiyle Baskonia’nın oyunu ne kadar kaosa sürükleyebileceği arasında kurulacak dengeyle yazılacak. Savunma zaafları ortak, çözüm yolları ise tamamen farklı.
