Önİzleme: Paris Basketball – Real Madrid (27.01.26)

Euroleague 25. hafta mücadelesinde Paris Basketball Salı günü saat 23:00’da Real Madrid ile karşılaşacak. Gelin maçın öncesinde takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.

🏠 Paris Basketball: Tempo Var, Çözüm Yok

Paris Basketball cephesi EuroLeague sezonunun bu noktasında oldukça karanlık bir tabloyla karşı karşıya. Arka arkaya Monaco ve Dubai’ye evinde, Valencia’ya ise deplasmanda alınan yenilgiler, Paris’i 7–16’lık dereceyle 18. sıraya kadar geriye itti. Özellikle bu üç maçın ortak noktası, Paris’in rekabetçi olamamasıydı. Skorlar kağıt üzerinde farka gitmiş gibi görünmese de, maçların genel akışı Paris’in oyunun kontrolünü neredeyse hiçbir anında eline alamadığını net biçimde gösterdi. Sezon başında umut veren tempolu yapı, artık rakipler tarafından çözümlenmiş durumda ve bu tempo Paris’e avantajdan çok dezavantaj getiriyor.

Geçtiğimiz sezonun aksine Paris bu yıl EuroLeague seviyesinde hem hücumda hem savunmada ciddi sorunlar yaşıyor. Son üç EuroLeague maçında neredeyse 100 sayıya yakın sayı yemeleri, savunma sertliğinin ne kadar düştüğünün en net göstergesi. Üstelik bu sadece bireysel savunma zaaflarıyla açıklanabilecek bir durum değil; yardım savunmaları gecikiyor, ribaundlarda pozisyon alma sorunları yaşanıyor ve geçiş savunması neredeyse tamamen dağılmış durumda. Paris şu anda EuroLeague’in hem en zayıf beş hücumundan hem de en zayıf beş savunmasından birine sahip. İki sayılık atış yüzdesinde ligin en dibinde yer almaları ise hücumdaki yapısal krizi açıkça ortaya koyuyor.

Bu tabloya, asist yüzdesinin düşüklüğü ve serbest atış çizgisindeki verimsizlik de eklenince Paris’in hücum üretimi tamamen bireysel çözümlere sıkışıyor. Ligde en hızlı tempoda oynayan takım olmalarına rağmen, bu hız artık avantaj yaratmıyor. Aksine, kontrolsüz tempo top kayıplarını ve savunma dengesizliklerini beraberinde getiriyor. Jared Rhoden son haftalarda formda olan nadir isimlerden biri olarak öne çıkarken, takımın ana hücum silahlarından Nadir Hifi’nin yaşadığı düşüş Paris adına işleri daha da zorlaştırıyor. Son iki EuroLeague maçında toplamda yalnızca 18 sayı üretebilmiş olması, Paris’in skor yükünü taşıyacak net bir liderden şu an yoksun olduğunu gösteriyor.

Tek olumlu detay ise Le Portel karşısında Fransa Ligi’nde alınan 120–57’lik tarihi galibiyet. Bu maçın sportif anlamı sınırlı olsa da, mental olarak Paris’e kısa vadeli bir nefes aldırmış olabilir. Ancak EuroLeague seviyesinde bu tür galibiyetlerin kalıcı bir dönüşüm yaratması için oyun kimliğinde çok daha köklü değişiklikler gerekiyor.

✈️ Real Madrid: Ritmini Bulmuş Bir Dev

Real Madrid cephesinde ise tam tersine, sezonun en güçlü dönemlerinden biri yaşanıyor. Sekiz maçlık EuroLeague galibiyet serisi ve son 12 maçta gelen 11 galibiyet, İspanyol devinin ne kadar formda olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 16–8’lik dereceleriyle üçüncülüğü paylaşan Real Madrid, özellikle son haftalarda oyun disiplinini ve kolektif kimliğini üst seviyeye taşımış durumda. Her ne kadar deplasman performansları iç saha maçlarına kıyasla daha dalgalı olsa da, genel form grafikleri Avrupa’nın zirvesinde yer alıyor.

Monaco karşısında oynadıkları son EuroLeague karşılaşması, Real Madrid’in mevcut durumunun adeta özeti gibiydi. Daha ilk yarıda 54 sayı üreterek 23 sayılık fark yakalamaları, ne kadar organize ve net bir planla sahada olduklarını gösterdi. O maçta asist ve ribaundlarda kendi seviyelerindeki bir rakibe açık şekilde üstünlük kurmaları, yalnızca bireysel yetenek değil, takım kimliği üzerinden kazanan bir yapı ortaya koyduklarını kanıtladı. Yüzde 53 üç sayı isabetiyle oynadıkları bir gecede, Monaco’nun maça tutunma şansı hiç olmadı.

Real Madrid’in en büyük gücü, formda oyuncularının sayısının fazlalığı. Trey Lyles son dönemde hücumda çok etkili ve Monaco maçında 20 sayı – 7 ribaund ile öne çıktı. Facundo Campazzo ise oyun aklının sahadaki karşılığı olmaya devam ediyor; tempoyu ayarlayan, doğru şutu bulan ve takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir lider profili çiziyor. Edy Tavares’in yeniden yükselen formu da Real Madrid adına kritik. Son haftalarda tekrar çift haneli sayılara ulaşması ve ribaundlarda etkili olması, pota altı dengesini Real lehine çeviriyor.

Buna ek olarak Alex Len’in yerel ligdeki maçlarla beraber ritim bulmaya başlaması ve Usman Garuba’nın katkısının artması, rotasyon derinliğini ciddi biçimde yukarı çekmiş durumda. Real Madrid artık yalnızca ilk beşiyle değil, geniş rotasyonuyla da maçları kontrol edebilen bir takım görüntüsü veriyor. Kulüp cephesinde NBA Europe projesiyle ilgili tartışmalar sürse de, bu konunun şu an sahadaki performansı hiç etkilemediğini belirtelim. 

🔍 Genel Değerlendirme

Bu karşılaşma, EuroLeague’in iki zıt ucundaki takımın buluşması anlamına geliyor. Paris Basketball hız ve enerjiyle ayakta kalmaya çalışan, ancak oyun kimliği çözülen bir takım görüntüsü verirken; Real Madrid form, özgüven ve organizasyonun zirvesinde yer alıyor. Paris’in tempoyu yükseltme isteği, Real Madrid’in yarı saha savunması ve deneyimi karşısında ne kadar karşılık bulabilecek en önemli soru işareti. Öte yandan Real Madrid için bu maç, form grafiğini sürdürme ve üst sıralardaki yerini sağlamlaştırma adına bir test niteliği taşıyor. Oyun disiplini, ribaund kontrolü ve asist paylaşımı, bu eşleşmenin ana belirleyici başlıkları olacak.



Hakkında Basket Guru

Mutlaka bakın

Euroleague 2026 Final Four MVPsi Fournier Seçildi

Avrupa basketbolunun en büyük sahnesinde gecenin yıldızı belli oldu. Evan Fournier, sergilediği etkileyici performansla 2026 …