Euroleague 30. hafta erteleme maçında Partizan Salı günü saat 22:00’da BC Dubai ile karşılaşacak. Maçın öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
⚫ Partizan – Dağılan Yapının İçinde Yeniden Kimlik Arayışı
EuroLeague 2025-26 sezonunun en büyük hayal kırıklıklarından biri şüphesiz Partizan oldu. Sezona girerken Final Four hedefi konuşulan, en azından play-in hattında yer alması beklenen bir kadronun bugün 10 galibiyet – 20 mağlubiyet ile 17. sıraya kadar gerilemiş olması, yalnızca saha içi performansla açıklanamayacak kadar derin bir problemler zincirine işaret ediyor. Özellikle sezonun erken bölümünden itibaren yaşanan kadro erozyonu ve organizasyonel kırılmalar, Partizan’ın kimlik kaybını hızlandırdı.
Koç Zeljko Obradovic sonrası dönemde zaten kırılgan bir yapıya sahip olan kadro, sezon içinde önemli parçalarını kaybetti. Tyrique Jones’un Olympiacos’a gitmesi, Jabari Parker’ın kadro dışı kalıp Joventut Badalona’ya kiralanması, Dylan Osetkowski’nin doping süreci ve Cameron Payne’in kısa sürede takımdan ayrılması, Partizan’ın rotasyonunu ciddi şekilde zayıflattı. Bu parçalanmış yapı, sahaya da doğrudan yansıdı.
Buna rağmen son haftalarda bazı pozitif sinyaller görmek mümkün. Özellikle Carlik Jones’un geri dönüşü, takımın hücum organizasyonuna ciddi bir düzen getirdi. Neredeyse dört ay parkelerden uzak kalan Jones, döndükten sonra gerçek bir “lider” gibi oynayarak Partizan’ın tempo kontrolünü yeniden kazanmasını sağladı. Onun varlığıyla birlikte gereksiz top kullanımı ve düşük verimli şut tercihleri belirgin şekilde azaldı.
Takımın iki yönlü en değerli oyuncularından biri ise Isaac Bonga. Savunmadaki çok yönlülüğü ve açık alandaki etkinliğiyle Partizan’ın ayakta kalan nadir yapı taşlarından biri. Ayrıca Tonye Jekiri ve Bruno Fernando uzun rotasyonunda fiziksel sertlik getirirken, Osetkowski’nin dönüşü de ön alandaki üretimi artırdı.
Son maçta Virtus Bologna karşısında alınan 88-82’lik galibiyet, bu toparlanma sürecinin bir göstergesi. Partizan bu maçta baştan sona kontrolü elinde tutarak, sezonun en disiplinli performanslarından birini ortaya koydu.
Ancak genel tablo hala oldukça net: Partizan EuroLeague’in en kötü ikinci hücumuna ve en kötü üçüncü savunmasına sahip. Bu iki parametre, neden bu kadar alt sıralarda olduklarını açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada sezonun kalan bölümü, daha çok oyuncu gelişimi ve gelecek planlaması açısından değerlendirilecek gibi görünüyor.
🟡 Dubai Basketball – Yeni Proje, Yükselen Form ve Gerçekçi Hedefler
EuroLeague’de ilk sezonunu geçiren Dubai Basketball için tablo oldukça farklı. Sezon başında belirlenen hedef nettir: Top 10 ve play-in bileti. Şu an gelinen noktada bu hedef hâlâ fazlasıyla ulaşılabilir görünüyor. 16 galibiyet – 14 mağlubiyetlik dereceleriyle yarışın tam içindeler ve üstelik bir maç eksikleri bulunuyor.
Dubai’nin son dönemdeki formu ise dikkat çekici. Beş maçlık galibiyet serisi yakalamış durumdalar ve bu süreçte Olympiacos, Real Madrid, Olimpia Milano, ASVEL ve Baskonia gibi güçlü rakipleri mağlup etmeleri, bu seriyi daha da değerli kılıyor.
Son maçta Baskonia karşısında 20 sayılık farkı neredeyse kaybetmelerine rağmen 100-94 kazanmayı başardılar. Bu durum, hem hücum potansiyellerini hem de maç içindeki konsantrasyon dalgalanmalarını aynı anda gösteriyor.
Dubai’nin sezon içindeki en büyük problemlerinden biri sakatlıklardı. Ancak bu sorunların aşılmasıyla birlikte takımın gerçek potansiyeli ortaya çıkmaya başladı. Dzanan Musa’nın geri dönüşü bu açıdan kritik. Üç ay sahalardan uzak kalan Musa, döndükten sonra yeniden elit seviyede performans göstermeye başladı ve takımın skor opsiyonlarını ciddi şekilde genişletti.
Potada Mfiondu Kabengele, EuroLeague’in en dominant uzunlarından biri olarak öne çıkıyor. Hem ribaund hem de bitiricilik anlamında takımın temel direği konumunda. Ona Filip Petrusev’in katkısı eklendiğinde, Dubai’nin iç oyun üretimi oldukça güçlü bir hale geliyor.
Kanat rotasyonunda Dwayne Bacon formunu yukarı çekmiş durumda. Ayrıca sezon boyunca yükü çeken guard ikilisi Aleksa Avramovic ve McKinley Wright, özellikle sakatlık döneminde takımın ayakta kalmasını sağladı.
Ev sahibi avantajını sezon ortasında kaybetmeleri ise önemli bir detay. Maçlarını artık Saraybosna’da oynamaları, Dubai için bir dezavantaj gibi görünse de Balkan kökenli oyuncuların varlığı ve taraftar desteği bu açığı kısmen kapatıyor.
🏀 Genel Değerlendirme – Motivasyon Farkı ve Oyun Disiplini
Partizan ile Dubai Basketball arasındaki bu karşılaşma, sezonun bu aşamasında motivasyon açısından iki farklı dünyayı temsil ediyor.
Partizan için bu maçın sıralama açısından bir anlamı kalmamış durumda. Ancak oyuncuların bireysel performansları ve gelecek sezon planlaması açısından sahaya koyacakları reaksiyon önemli olacak. Son haftalarda görülen toparlanma sinyalleri, özellikle Carlik Jones liderliğinde takımın daha organize oynayabildiğini gösteriyor.
Dubai cephesinde ise durum tamamen farklı. Onlar için her maç doğrudan play-in yarışının bir parçası. Beş maçlık galibiyet serisiyle gelen özgüven, bu karşılaşmaya da doğrudan yansıyacaktır.
Taktik açıdan bakıldığında Dubai’nin daha dengeli ve çok yönlü bir kadroya sahip olduğu söylenebilir. Partizan ise savunma disiplinini artırabildiği ve tempoyu kontrol edebildiği ölçüde oyunun içinde kalabilir.
