Euroleague 33. hafta mücadelesinde Valencia Salı günü saat 22:30’da Olympiakos ile karşılaşacak. Maçın öncesinde gelin takımların son durumlarını birlikte mercek altına alalım, keyifli okumalar.
🟠 Valencia: Ritim Arayan Bir Takım
Valencia Basket, son haftalarda yaşadığı düşüş öncesinde EuroLeague’de son derece istikrarlı bir grafik sergiliyordu. Ancak Pedro Martinez’in ekibi, art arda iki kritik yenilgiyle sarsıldı. Önce Real Madrid’e 96-79’luk büyük bir farkla yenilen Valencia, ardından evinde Barcelona’ya 66-62 yenildi. Bu ikinci yenilgi özellikle acı verici bir hal aldı; zira Valencia, kendi salonunda daha önce yalnızca iki kez mağlup olmuştu. Ev sahibi avantajını bu denli güçlü kullanan bir takım için gelen bu yenilgi, sıradan bir sonuçtan çok daha fazlasını ifade ediyor.
Buna rağmen Valencia, EuroLeague genel tablosunda sağlam duruşunu korumaya devam ediyor. 20 galibiyet, 12 yenilgiyle dördüncü sırayı paylaşan İspanyol ekibi, play-off yarışında hâlâ güçlü bir konumda. Ancak son üç maçta sırasıyla 79, 71 ve 62 sayı üretmek, bu hedefle ciddi biçimde çelişiyor. Valencia, EuroLeague’in en hızlı tempo oynayan ikinci takımı olarak bilindiği için çoğu zaman ofansif kimliğiyle anılıyor. Oysa gerçekte ligi en iyi savunan üçüncü takım bu. Barcelona maçında bunu bir kez daha kanıtladılar; rakiplerini yalnızca 66 sayıda tuttular ve dördüncü çeyreğin büyük bölümünde önde gittiler.
Peki nerede kırıldılar? Son iki dakikada ofansif anlamda tam bir çöküş yaşandı. Kritik atışları bulmak bir yana, Pedro Martinez’in elinde yalnızca iki oyuncu çift haneli sayıya ulaşabildi: Neal Sako 12, Jean Montero ise 11 sayıyla oyunu kapattı. Üç sayılık isabette yüzde 22, genel isabetle yüzde 44’te kalan Valencia, bir de serbest atışlarda sekiz üzerinden 17 isabetle zayıf bir tablo sergiledi. Bu rakamların hiçbiri, EuroLeague’in zirvesinde söz sahibi olmak isteyen bir takıma yakışmıyor. Üstelik Valencia, ligde en çok üç sayı denemesi yapan ikinci takım konumunda; dolayısıyla dışarıdan gelen üretimin bu denli düşmesi, tüm sistemin işleyişini sekteye uğratıyor. Yine de Martinez’in elinde derin bir rotasyon var ve yorgunluk temel sorun gibi görünmüyor. Asıl mesele, işler yolunda gitmediğinde sorumluluğu üstlenecek oyuncunun kim olduğunu netleştirmek.
🔴 Olympiacos: Zirve Yarışında Güçlü Bir Ekip
Pire’den gelen haberlere bakılırsa Olympiacos, sezonun en iyi formuna şu sıralar ulaşmış durumda! Georgios Bartzokas’ın ekibi geçen hafta ev sahibi sıfatıyla EuroLeague’in iki güçlü rakibini arka arkaya devirdi. Önce lider Fenerbahçe’yi 104-87’yle, ardından Baskonia’yı 90-80’le geçen Olympiacos, 22 galibiyet ve 11 yenilgiyle ikinci sıraya yerleşti. Fenerbahçe’nin peşindeki takip oldukça ısındı.
Fenerbahçe galibiyeti özellikle dikkat çekici; zira bu maçta karşılarında ligin en iyi savunmasını yapan takım vardı. Olympiacos o savunmaya karşı 104 sayı buldu. Bunun baş mimarı ise inanılmaz bir performans sergileyen Evan Fournier’di; Fransız oyun kurucusu tek başına 36 sayı üretirken takım geniş bir katılıma gerek duymadı. Sasha Vezenkov 24 sayıyla Fournier’i desteklerken, Thomas Walkup 11 asistle organizasyonun merkezine yerleşti. Walkup’ın sahada olduğu anlarda Olympiacos hem savunmada sağlamlaşıyor hem de hücumda çok daha akıcı görünüyor. Bartzokas gibi titiz bir başantrenörün bu oyuncuya verdiği değer, tesadüf değil; tamamen sahaya yansıyan somut bir gerçeklik.
Baskonia maçında ise Olympiacos, ilk çeyrekte beş sayı geride kalarak zorlu bir başlangıç yaptı ve devre arasına yalnızca bir sayılık üstünlükle girdi. Ama karakter ortaya koydular. Vezenkov yine 20 sayı bulurken Nikola Milutinov 17 sayı ve altı ribaund kattı, Tyler Dorsey ve Tyrique Jones da 15’er sayıyla destek verdi. Üç sayılık isabette yalnızca yüzde 18’de kalan Olympiacos, bu zayıflığını iç bölgede kurduğu üstünlükle kapattı; iki sayılık denemelerde yüzde 73 gibi müthiş bir oran tutturdu. Ribaund anlamında rakibini 11 sayı geride bırakan Yunan ekibi, bu fiziksel baskıyı Valencia maçında da sürdürmek isteyecek.
🎯 Genel Değerlendirme
Bu karşılaşma, birbirinden farklı iki kimliğin çarpışması olarak okunabilir. Valencia, hız ve üç sayı hacmiyle yaşayan ama son haftalarda tam olarak kendini bulamayan bir takım. Olympiacos ise boyalı alan hakimiyeti, savunma organizasyonu ve kilit oyuncularının üst düzey performansıyla büyük bir ivme yakalamış durumda.
Valencia’nın play-off umutlarını canlı tutabilmesi için öncelikle üç sayılık performansını artırması, serbest atış tutarsızlığını gidermesi ve dördüncü çeyrekte liderliği koruma refleksini yeniden kazanması gerekiyor. Öte yandan Olympiacos, Fournier ve Vezenkov’u taşıdığı sürece her sahada tehlikeli olmaya devam edecek. Walkup’ın organizasyondaki rolü ve Milutinov’un ribaund etkinliği, Valencia’nın ofansif makinasının önünde ciddi birer engel oluşturuyor.
Her iki takım da EuroLeague’in üst sıralarında tutunmak için bu maçtan galip ayrılmak zorunda. Valencia için bu bir reaksiyon maçı; Olympiacos içinse kazanılan ivmenin sürdürülmesi meselesi. İki taraf da sahaya çıkmak için son derece güçlü gerekçelere sahip. Bu da onu sıradan bir EuroLeague gecesinin çok ötesine taşıyor.
